KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2013/5732 E., 2015/2646 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Şubat 2015
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
487 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili ile davalılar ..., ... vekilleri ve davalı ... tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
Davacı vekili davalı ...'ın müvekkiline olan borcu nedeniyle hakkında yaptıkları icra takibi sırasında borcuna yetecek haczi kabil malının bulunmadığını, ancak alacaklılardan mal kaçırmak amacı ile kendisine ait 1490 ve 2000 parsel sayılı taşınmazları kardeşi olan davalı ...'e sattığını, onun da 1490 sayılı parseli ...'ya, 2000 sayıı parseli ise ...'a sattığını öne sürerek yapılan tasarrufların iptalini talep etmiştir.
Davalılar davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili ile davalılar ... vekili, davalı ... vekili ve ... tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, 4. kişi konumunda olan davalılar ... ve ...'un borçlu davalının mali durumu ile alacaklıları ızrar kastını bilen veya bilmesi gereken kişilerden olduklarının anlaşılmasına ve kararda yazılı diğer gerekçelere göre tüm davalıların temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince. Dava 6183 sayılı yasanın 24 ve devamı maddeleri uyarınca açılan tasarrufun iptali isteğine ilişkindir. Bu tür davalarda karar harcı tasarrufa konu malın tasarruf tarihindeki gerçek (rayiç) değeri ile davacının alacak miktarından hangisi daha az ise o değer üzerinden hesaplanması gerekir.
Ayrıca 1136 sayılı avukatlık yasasının 168/2 maddesi uyarınca 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun uygulanmasından doğan her türlü davalar için avukatlık ücreti tutarının maktu olarak belirlenmesi gerekmektedir.
Somut olayda mahkemece vekalet ücretinin maktu olarak hesaplanması, karar harcının ise daha az olan taşınmazların gerçek değeri üzerinden ve her bir tasarruf açısından ayrı ayrı hesaplanması gerekirken yanlış değerlendirme sonucu davacı yararına taşınmazların tapuda gösterilen satış değeri üzerinden nisbi vekalet ücretine,
karar harcının da yine tapuda gösterilen değer üzerinden hesaplanması doğru değil bozma nedeni ise de bu yanlışlığın giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden kararın 6100 sayılı HMK.nun geçici 3. maddesinin 2. fıkrası delaletiyle 1086 sayılı HUMK.nun 438/7 maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2013/5732, K. 2015/2646, 12 Şubat 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama