KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2013/6953 E., 2014/9342 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Haziran 2014
- Mahkemesi
- Gaziantep 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 21/11/2012
- Numarası
- 2012/188-2012/793
Karar Metni
511 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı vekilince istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 10.06.2014 Salı günü davacılar tarafından gelen olmadı. Davalı G.. H.. vekili Avukat S. A. geldi. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davalı vekili dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacılar vekili, zorunlu mali sorumluluk sigortası bulunmayan araç sürücüsünün kusurlu hareketi ile meydana gelen kazada davacıların yaralandığını açıklayıp, fazlaya dair haklarını saklı tutarak davacılar için 1.500'er TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davacılar vekili ıslah ile maddi tazminat talebi miktarı toplamını bilirkişi raporu doğrultusunda davacı onur için 31.521 TL, davacı Vahdet için 59.097 TL'ye yükseltmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre; davanın kısmen kabulü ile, davacı Onur için 9.299,56 TL, davacı Vahdet için 45.823,98 TL'den toplam 55.823,54 TL'nin temerrüt tarihi 7.1.2009'dan işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. 6100 sayılı HMK.'nın genel yetkiyi düzenleyen 6.maddesininin 1.fıkrasına göre. "Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir", 7.maddesinde de," davalı birden fazla ise dava, bunlardan birinin yerleşim yeri mahkemesinde açılabilir.
Ancak, dava sebebine göre kanunda, davalıların tamamı hakkında ortak yetkiyi taşıyan bir mahkeme belirtilmişse, davaya o yer mahkemesinde bakılır. Birden fazla davalının bulunduğu hâllerde, davanın, davalılardan birini sırf kendi yerleşim yeri mahkemesinden başka bir mahkemeye getirmek amacıyla açıldığı, deliller veya belirtilerle anlaşılırsa, mahkeme, ilgili davalının itirazı üzerine, onun hakkındaki davayı ayırarak yetkisizlik kararı verir." denilmektedir.
Yine aynı Yasa'nın 16. maddesinde ise, "Haksız fiilden doğan davalarda, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir." hükmü yer almaktadır.
Diğer taraftan, 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 110.maddesinde ise "Motorlu araç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acentanın bulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibi, kazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde de açılabilir." ifadesine yer verilmiştir.
Bir davada, birden fazla genel ve özel yetkili mahkeme varsa, davacı bu mahkemelerden birinde dava açmak hususunda bir seçimlik hakka sahiptir. Davacı, davasını bu genel ve özel yetkili mahkemelerden hiçbirinde açmaz ve yetkisiz bir mahkemede açarsa, o zaman seçme hakkı davalılara geçer.
Somut olaya gelince; Dava Gaziantep Asliye hukuk mahkemesinde açılmış, trafik kazası ise şefaatli de meydana gelmiş olup, davacıların ikametide şefaatlidir. Davalının ikameti de İstanbul olduğuna göre davalının süresinde yaptığı yetki itirazının kabulü gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi isabetli değildir.
2-Bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2013/6953, K. 2014/9342, 10 Haziran 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama