KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2013/7368 E., 2014/12466 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Eylül 2014
- Mahkemesi
- Ankara 22. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 23/01/2013
- Numarası
- 2010/183-2013/11
Karar Metni
585 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün temyizen tetkiki taraflar vekillerince istenmiş, davacılar vekilince duruşma talep edilmiş olmakla duruşma için tayin edilen 23.9.2014 Salı günü davacılar Ü. K., R.K. ve E. K.vekili Av. M.S. A. ile davalı S.. B.. vekili Av. H. G. geldiler. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraf vekilleri dinlendikten sonra işin incelenerek dosya incelendi, gereği düşünüldü.
-K A R A R-
Davacılar vekili, davalı tarafa ait araç sürücüsünün kusurlu hareketi ile meydana gelen kazada desteklerinin öldüğünü, destekten yoksun kalma ve manevi tazminat istemli olarak başlattıkları icra takibine davalının itiraz ettiğini açıklayıp itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre; Ankara 3. İcra Müdürlüğünün 2010/6939 sayılı takibine yapılan itirazın davacı Ümmüşah için 55.000 TL maddi ve 1.640,96 TL işlemiş faizi yönünden, 10.000 TL manevi ve 300 TL işlemiş faizi yönünden, Ramazan için 31.248,48 TL maddi ve 1.140,37 TL işlemiş faiz yönünden, 5.000 TL manevi ve 150 TL işlemiş faiz yönünden, Esra için 30.000 TL maddi ve 895,07 TL işlemiş faiz yönünden, 5.000 TL manevi ve 150 TL işlemiş faiz yönünden itirazın iptaline, asıl alacaklara takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili ile davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere, özellikle oluşa ve dosya içeriğine uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının ve tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm, davacılar vekilinin ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma ve manevi tazminat istemine ilişkin itirazın iptali davasıdır.
Yargılama sırasında alınan bilirkişi raporlarında destek zararının fazla çıkması nedeni ile davacılar vekili tarafından ek destek zararı istemli olarak Ankara 2. AHM nin 2012/245 Esas sayılı davası açılmış ve daha sonra iş bu dava ile birleştirilmiş ise de birleştirilen davanın dilekçe teati aşamasında olması gerekçe gösterilerek birleştirilen davanın tefrikine karar verilmiştir. 6100 sayılı HMK nun 166. maddesi uyarınca.
Aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış davalar, aralarında bağlantı bulunması durumunda, davanın her aşamasında, talep üzerine veya kendiliğinden ilk davanın açıldığı mahkemede birleştirilebilir. Birleştirme kararı, ikinci davanın açıldığı mahkemece verilir ve bu karar, diğer mahkemeyi bağlar. Birleştirilen iki davanın arasındaki fiili ve hukuki irtibat gözardı edilerek tefrik kararı verilmesi isabetli değildir.
3-Mahkemece manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne karar verilmiştir.Borçlar Kanunu’nun 47. (TBK 56) maddesi hükmüne göre hakimin özel halleri göz önüne alarak manevi tazminat adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği para tutarının adalete uygun olması gerekir. Tazminatın amacı zarara uğrayanda bir huzur duygusu doğurmaktır. Somut olayda, tarafların kusur oranı, tarafların ekonomik ve sosyal durumu, duyulan acı gibi nedenler dikkate alındığında, davacılar için hükmedilen manevi tazminat miktarı, duyulan acıyı, çekilen sıkıntıyı hafifletebilecek düzeyde değildir.Hükmedilen manevi tazminat miktarı az olup daha üst düzeyde manevi tazminat takdiri gerekir
4-Davacılar arasında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunması nedeni ile her bir davacı yönünden ayrı ayrı avukatlık ücreti takdiri yerine toplam üzerinden tek avukatlık ücreti verilmesi doğru olmamıştır.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2013/7368, K. 2014/12466, 23 Eylül 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama