KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2013/7672 E., 2014/16142 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Kasım 2014
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
686 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki muvazaa nedeniyle iptal davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı borçlu ... ve Unlu Mam. Loj. Gıda İnş. San ve Tic. Ltd. Şti.'nin alacaklılarından mal kaçırmak amacıyla şirket yetkilisi davalı ...'nın kefili olarak 20.2.2010 tanzim 20.3.2010, 20.4.2010, 20.5.2010 vadeli toplam 120.000 TL senet karşılığı davalı ...'e borçlandığını, davalı ...'un anılan senetlere dayalı olarak davalılar hakkında 2011/1046 sayılı dosyası ile takip yaptığını ve şirketin 3.kişilerdeki alacaklarına haciz koyduğunu belirterek davalılar arasındaki muvazaalı senet ve bu senetlere ilişkin yapılan icra takibinin iptali ile hacizlerin kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı ... ve borçlu şirket savunma yapmamıştır.
Davalı ... vekili, davacının aynı konuda açtığı Antalya İcra Hukuk Mahkemesinin 2011/312 Esas 2011/277 Karar sayılı dosyasının bu dosya yönünden derdestlik oluşturduğunu, müvekkilinin davalı ...'a borç verdiğini karşılığında dava konusu senetleri aldığını ve takip yaptığını, müvekkilinin alacağının davacı alacağından önce doğduğunu, davalı borçlunun müvekkili dışındaki dört takip dosyasında da tebligatları elden alarak takibi kesinleştirdiğini, davacının alacağının muvazaalı olabileceğini belirterek davanın reddi ile %40 tazminatın davacıdan tahsilini savunmuştur.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan delillere göre, davalı ...'ün borçlu ...'ın abisinin arkadaşı olduğu, mali ve sosyal durumu gözönüne alındığında 120.000 TL borç verme durumunun bulunmadığı, takip konusu bonoların her zaman düzenlenmesinin mümkün olduğu, takibin ertesi günü
borçlu ...'ın İcra Müdürlüğüne giderek takibi kesinleştirmesi dikkate alındığında davalıların davacı alacağının tahsiline engel olmak için muvazaalı işlem yaptıkları yönünde kanaat oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne davalı ... tarafından Antalya 11 İcra Müdürlüğünün 2011/1046 sayılı dosyası ile yapılan icra takibinin muvazaalı olması nedeniyle iptaline karar verilmiş; hüküm, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava TBK'nun 19.maddesi gereğince muvazaa hukuksal nedenine dayalı temlik işleminin iptal istemine ilişkindir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmasına göre davalı ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Eldeki dava, davacının alacağının tahsiline yönelik açıldığından İİK 283/1 madde kıyasen uygulanarak davacının takip konusu alacak ve fer'ileriyle sınırlı olarak ve sadece davacının alacaklı olduğu ... ve Unlu Mam. Loj. Gıda İnş. San ve Tic. Ltd.
Şti. yönünden dava konusu senetler ve bu senetlere dayalı olarak davalı ... tarafından yapılan Antalya 11.İcra Müdürlüğünün 2011/1046 sayılı takip dosyasının iptaline, davalı ... hakkındaki davanın husumet yokluğundan reddine, anılan dosyadan davalı ...'e 29.3.2011 tarihinde ödenen (harçlardan sonra)77.005,89 TL'nin davalı ...'dan alınarak davacıya ödenmesine; davacının takip konusu alacak tutarı iptali istenen tasarrufun değerinden daha düşük olduğundan alacak miktarı üzerinden harç ve vekalet ücreti takdirine karar verilmesi gerekirken davacının alacak ve feri'ileriyle sınırlandırılmadan tasarrufun tamamının iptal edilmesi;
davacıya borcu bulunmayan davalı ... hakkında da ayırım yapılmaksızın davanın kabulü, davalı ...'a ödenen paraların davacıya iadesine karar verilmemesi, harç ve vekalet ücretinin fazla hesaplanması doğru değil bozma nedeni ise de yapılan yapılan yanlışlığın giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden hükmün 6100 sayılı HMK'nın geçici 3/2 maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK'nun 438/7. maddesi gereğince düzeltilerek onanmasına gerekmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2013/7672, K. 2014/16142, 18 Kasım 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama