KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2013/817 E., 2014/9742 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Haziran 2014
- Mahkemesi
- İskilip Asliye Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 17/04/2012
- Numarası
- 2011/203-2012/149
Karar Metni
273 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı Necat vekili, davalı borçlu Mehmet aleyhine icra takibi yaptıklarını, borcu karşılayacak malı bulunamadığını ileri sürerek borçlunun, dava konusu taşınmazlarını davalı Nurettin’e onun da davalı Şirket ve davalı İsmail’e satışına ilişkin tasarrufların iptalini talep etmiştir.
Davalı Nurettin vekili, davalı Şirket vekili ve davalı borçlu Mehmet davanın reddini savunmuştur.
Diğer davalı usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmalara gelmemiş ve davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, dava tarihi itibariyle alınmış bir aciz belgesi bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, İİK.277 ve devamı maddelerine dayanılarak açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
İİK'nun 277 ve devamı maddeleri uyarınca açılan tasarrufun iptali davalarında davacı alacaklı tarafından kesin veya geçici aciz belgesinin ibraz edilmesi gerekir. Somut olayda davacı tarafından dosyaya kesin aciz belgesi ibraz edilmemiştir. Davanın dayanağını teşkil eden takip dosyasında yapılan işlemler, yazılan müzekkerelerden ve yapılan hacizlerden de sonuç alınamamıştır. Borçluya ait taşınmazın belirlenen kıymetine göre de alacağın karşılanamayacağı belirgin olmasına göre davalı borçlunun aciz halinin gerçekleştiği kabul edilerek iptali istenen taşınmazların akit tablolarının getirtilerek davanın diğer şartlarının araştırılması yerine aciz belgesinin davanın açılması sırasında mevcut olması gerektiği şeklindeki yanılgılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi isabetli değildir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2013/817, K. 2014/9742, 23 Haziran 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama