KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2013/8573 E., 2013/11670 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Eylül 2013
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
404 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkiline ait, davalı şirkete kasko sigortalı aracın, meydana gelen kazada ağır şekilde hasarlandığını, hasar bedelinin davalı tarafça müvekkiline ödenmediğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 6.000,00 TL hasar bedeli ile davacı ve eşinin yaralanmasından kaynaklanan 1.000,00 TL tedavi giderinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 12.05.2009 tarihli ıslah dilekçesi ile hasar bedeli taleplerini 16.400,00 TL'ye yükselttiklerini ve tedavi giderlerine ilişkin taleplerini atiye terk ettiklerini bildirmiştir.
Davalı vekili, kaza tarihinden önce poliçe prim peşinatının ödenmediğini, sorumluluklarının başlamadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Yapılan yargılama sonucu, davanın reddine dair verilen hüküm, davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 07/02/2012 gün 2011/1438-2012/1174 sayılı ilamı ile bozulmuştur.
Mahkemece, uyulmasına karar verilen bozma ilamı, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davanın kabulüne, 16.400,00 TL'nin, 6.000,00 TL'sine dava tarihinden, 10.400,00 TL'ne ıslah tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
6762 sayılı TTK.nun 1268. maddesi, genel kural olarak, sigorta sözleşmelerinden doğan bütün taleplerin iki yılda zamanaşımına uğrayacağı hükmünü getirmiştir. İşbu iki yılın
2013/8573
2013/11670
başlangıç tarihi ise, Borçlar Kanunu'nun, zamanaşımının alacağın muaccel olduğu tarihten başlayacağını belirten 128/1. maddesindeki genel hüküm karşısında ve TTK.nun 1299 ve 1292. maddeleri gözönüne alındığında, rizikonun gerçekleştiğinin sigortalı tarafından haber alınmasından itibaren, ihbar yapılması gereken beşinci günün sonudur.
Dosyadaki belgelere göre kaza, 21/06/2006 tarihinde meydana gelmiş olup zamanaşımı süresinin 27/06/2006 tarihinde başladığı dikkate alındığında ıslah tarihi olan 12/05/2009 tarihi itibariyle ıslah edilen kısım için iki yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunun kabulü gerekir.
Dosya içeriğine göre zamanaşımını kesen ve durduran nedenlerin bulunmadığı, davalı şirket tarafından tazminatın ödeneceği, intiba yaratılarak zamanaşımı süresinin dolmasına neden olunduğuna dair bilgi ve belge sunulmadığı anlaşılmıştır. Kısmi davada, zamanaşımı yalnızca dava açılan kısım için kesildiğinden ve geriye kalan meblağ için işlemeye devam ettiğinden, ıslâhla arttırılacak miktar için de zamanaşımı süresinin dolmamış olması gerekir.
O halde mahkemece, davalı sigorta şirketinin ıslah dilekçesine karşı süresinde bulunduğu zamanaşımı def'inin kabulü ile ıslah edilen kısım yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2013/8573, K. 2013/11670, 9 Eylül 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama