İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /17. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 17. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2013/8646 K.2013/8985

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

Esas2013/8646Karar2013/8985Tarih13 Haziran 2013Okuma5 dk · 982 kelime

KÜNYE

17. Hukuk Dairesi 2013/8646 E., 2013/8985 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
13 Haziran 2013
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

982 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacılar vekili, davalıların sürücüsü ve işleteni oldukları ambulansın, 12.08.2005 tarihinde müvekkillerinin desteği olan ... ’nın kullandığı araca çarpması sonucunda adı geçen kişinin yaşamını yitirdiğini belirterek ölenin anne ve babası olan davacılar için 2.500,00 er TL maddi ve 50.000,00 er TL manevi tazminatın, ölenin kardeşleri; ...,... için 25.000,00 er TL manevi, diğer kardeş ... için de 35.000,00 TL olmak üzere toplam 190.000,00 TL tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.

Dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklar saklı tutulmuştur. Davacılar vekili tarafından 11.09.2009 tarihli ıslah dilekçesi verilerek maddi tazminat istemi, yargılama sırasında düzenlenen bilirkişi raporu doğrultusunda artırılmıştır.

Davalılar ise, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuşlardır. Mahkemece, 20.01.2010 tarihinde verilen ilk kararda; “ davanın kısmen kabulü ile davacı baba ... için 7.558,13 TL maddi ve 4.000,00 TL manevi, davacı anne için 11.423,45 TL maddi ve 4.000,00 TL manevi, ölenin kardeşleri olan diğer üç davacı için de 4.000,00 er TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline…” karar verilmiştir.

Bu kararın, taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 4. Hukuk Dairesi’nin 25.05.2011 tarihli bozma kararında; “…1-Davalı ...’nın tüm, davacıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir. 2-Davacıların diğer temyiz itirazlarına gelince; …davacılardan Nilüfer ve ...’nın oğlu 26 yaşındaki ..., otoyolda emniyet geçidi olan orta refüjdeki boşluktan geri dönmeye çalışan ambulansa çarparak hayatını kaybetmiştir.

Davalı sürücü ceza mahkemesinde tam kusur ile mahkum olmuştur. Somut olayda, olayın oluşu, ölenin yaşı, davacılara yakınlığı, kusur durumu ve yukarıda açıklanan ilkeler ışığında mahkemece anne ve baba lehine hükmedilen manevi tazminat davacıların acılarını hafifletmekten uzaktır. Yerel mahkemece, anne ve baba yararına daha yüksek miktarda manevi tazminata hükmedilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir. 3- Davalı ...

Bahçeli’nin temyiz itirazlarına gelince; dava, kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken ve görevlerini yaparken, kusurları sonucu kişilere zarar vermelerinden kaynaklanan ve zarar görenlerin kamu görevlileri aleyhine açtıkları tazminat davasıdır. Kamu görevlisinin buradaki kusuru hizmet kusurunu oluşturur.

Anayasa’nın 129/5. maddesinde; memurlar ve diğer kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken (görevlerini yaparken) işledikleri kusurlardan doğan tazminat davaları rücu edilmek kaydıyla kanunun gösterdiği şekil ve şartlara uygun olarak ancak idare aleyhine dava açılabilir.

657 sayılı Devlet Memurları Yasası’nın ( kişilerin uğradıkları zararlar başlıklı) 13. maddesinde; kişiler kamu hukukuna tabi görevlerle ilgili olarak uğradıkları zararlardan dolayı bu görevleri yerine getiren personel aleyhine değil ilgili kurum aleyhine dava açarlar.

Anayasa’nın 129/5. maddesi ile 657 sayılı Devlet Memurları Yasası’nın 13. maddesinin Borçlar Yasası’nın 41/1 maddesi ışığında yorumlayarak kamu görevlileri aleyhine kişisel kast ve kusurlarının varlığı halinde Adli Yargı’da dava açılabileceğinin kabulü mümkün değildir..

Sonuç olarak kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken işledikleri kasıtlarından ve kusurlarından dolayı doğan tazminat davalarında kamu görevlilerinin aleyhine değil ANCAK kamu idaresi aleyhine dava açılabileceğinin kabulü gerekir. Davaya konu edilen olayda; davacı, ...’na bağlı bir hastanede ambulans şoförü olan davalının, bu görevi sırasında verdiği zarar nedeniyle manevi tazminat talep etmektedir.

İstemin niteliğine göre mahkemece davanın husumet yokluğu nedeni ile reddi gerekirken işin esasının incelenmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir… bozma nedenine göre davalı ...’nin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine, şimdilik yer olmadığına…” gerekçesi ile yerel mahkeme kararı bozulmuştur. Davalı ... vekilinin karar düzeltme istemi üzerine Yargıtay 4.Hukuk Dairesi’nin 24.11.2011 tarihli kararında; “.

Davacılardan ölenin annesi olan ...’ya Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından dava konusu trafik kazası sonucunda oğlunun ölümünden dolayı gelir bağlandığı, kurumun 14.10.2009 günlü yazısından anlaşılmaktadır. Davacının desteğinin ölmeden önce ...

Şirketi’nde iş makinesi operatörü olarak (devredilen) SSK’ya tabi olarak çalışmakta olduğuna ve davacı anneye oğlunun ölümü nedeniyle gelir bağlandığına göre bağlanan bu gelirin rücua tabi olup olmadığı araştırılıp rücua tabi ise hesaplanan dstekten yoksun kalma tazminatından peşin sermaye değerinin düşülmesi gerekir.

Mahkemenin bu yönü gözetmemesi davalı ... yararına bozmayı gerektirir ise de anılan davalının tüm temyiz itirazları reddedildiğinden karar düzeltme istemi kabul edilmeli ve karar davalı ... yararına bozma bendi eklenerek genişletilerek bozulmalıdır…” gerekçesi ile karar, davalı ... yararına bozulmuştur.

Yerel mahkemece, anılan bu bozma kararına uyulmuş, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından gönderilen cevabi yazıda; davacı anneye, oğlunun ölümü nedeniyle ölüm aylığı bağlandığı ve bu aylığın rücuya tabii olmadığı belirtilmiştir.

Mahkemece, bozma kararından sonra yapılan yargılama sonucunda; verilen 09.04.2012 tarihli ikinci kararda; “… davanın, davalı ... yönünden husumet yokluğu nedeniyle reddine, davacıların diğer davalı ... hakkında açtığı davanın kısmen kabulü ile davacı baba ... yönünden 7.558,13 TL maddi ve 8.000,00 TL manevi tazminatın, davacı anne ... yönünden 11.423,45 TL maddi ve 8.000,00 TL manevi tazminatın, ölenin kardeşleri için de 7.000,00 er TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...

Bakanlığından alınarak adı geçen davacılara verilmesine…” karar verilmiştir. Bu ikinci kararın davalı ...

vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 4. Hukuk Dairesi’nin 10.09.2012 tarihli kararında; “… 1-aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir. 2- Davalı ...’nın diğer temyiz itirazına gelince; mahkemece verilen ilk hüküm, ölenin anne ve babası yararına takdir edilen manevi tazminat miktarlarının az olduğu gerekçesiyle bozulmuş; ölenin kardeşleri yararına takdir edilen manevi tazminat tutarlarına yönelik temyiz itirazları ise reddedilmiştir. Şu durumda, bozmadan önce kardeşler yararına takdir edilen manevi tazminat miktarları kesinleşmiştir. Mahkemece, bu yönün gözetilmeyerek kardeşler yararına yeniden ve daha üst düzeyde manevi tazminata hükmedilmesi bozmayı gerektirmiştir…” gerekçesi ile karar yeniden bozulmuştur.

Mahkemece, bozma kararından sonra yapılan yargılama sonucunda; “… davanın, davalı ... yönünden husumet yokluğu nedeniyle reddine, davacıların diğer davalı ... hakkında açtığı davanın kısmen kabulü ile davacı baba ... yönünden 7.558,13 TL maddi ve 8.000,00 TL manevi tazminatın, davacı anne ... yönünden 11.423,45 TL maddi ve 8.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Bakanlığından alınarak adı geçen davacılara verilmesine, diğer davacılar yönünden verilen ilk karar kesinleşmiş olmakla bu konuda yeniden karar verilmesine yer olmadığına…” karar verilmiştir. Karar, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA ve 492 sayılı Harçlar Yasasının 13/J maddesi uyarınca davalı ... Bakanlığından harç alınmamasına 13.6.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2013/8646, K. 2013/8985, 13 Haziran 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
17. Hukuk Dairesi
Esas No
2013/8646
Karar No
2013/8985
Tarih
13 Haziran 2013

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2013/8646 K.2013/10516
  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2013/8646 K.2013/11501
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2013/8647 K.2013/15377
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2013/8647 K.2013/18047
  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2013/8647 K.2013/11927
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2013/8647 K.2013/11153

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.