KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2013/909 E., 2013/2133 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Şubat 2013
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
288 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taşınmaz hukukuna ilişkin davada ... Asliye Hukuk ve ... Sulh Hukuk Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Dava, tapulu taşınmaz hakkında açılan tescil istemine ilişkindir.
Asliye Hukuk Mahkemesince, davanın Kadastro Kanunu'nun 41. maddesinden kaynaklandığı gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir.
Sulh Hukuk Mahkemesi ise, davanın tapu iptali ve tescil davası olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı vermiştir.
3402 Sayılı Yasa'nın 41/I. Maddesinde ise “Kadastro sırasında veya sonrasında yapılan işlemlerle geometrik durumları kesinleşmiş olan taşınmazlarda ölçü, sınırlandırma, tersimat ve hesaplamalardan doğan hatalar, ilgilinin müracaatı veya kadastro müdürlüğünce re'sen düzeltilir. Düzeltme, taşınmaz malikleri ile diğer hak sahiplerine tebliğ olunur. Tebliğ tarihinden başlayan otuz gün içinde düzeltmenin kaldırılması yolunda sulh hukuk mahkemesinde dava açılmadığı takdirde, yapılan düzeltme kesinleşir.” hükmüne yer verilmiştir.
Somut olayda ise davacı, 01.06.1971 tarihli satıştan adına tescilli taşınmazın 3402 Sayılı Yasa'nın 22/a maddesi uyarınca yapılan çalışmalar esnasında kadastro tespiti dışında bırakıldığını belirterek, taşınmaza ada ve parsel numarası verilmek suretiyle adına tespitinin yapılmasını talep etmiştir. Dosyadaki belgeler ve ileri sürülüş itibariyle dava, kadastro tespiti dışında bırakılmış taşınmaz hakkında eski tapuya dayalı olarak açılan tescil davası niteliğinde olmakla görev, dava tarihi itibariyle taşınmazın
toplam değerine göre belirlenecektir. Asliye ve Sulh Hukuk Mahkemelerince değere ilişkin herhangi bir tespit yapılmamış ise de günün ekonomik koşulları, paranın satın alma gücü ve taşınmazın niteliğine göre taşınmazın değerinin görev sınırı olan 7.230,00 TL'den bariz bir şekilde fazla olduğu anlaşıldığından, yargılama usûl ekonomisi bakımından uyuşmazlığın Asliye Hukuk Mahkemesince görülüp, sonuçlandırılması gerekmektedir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2013/909, K. 2013/2133, 21 Şubat 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama