KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2013/9131 E., 2013/10638 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Temmuz 2013
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
505 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın usulden reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkilinin yolcu olarak bulunduğu, davalı şirkete trafik sigortalı aracın tek taraflı kaza yapması sonucu müvekkilinin yaralandığını, müvekkilinde %20 oranında sürekli çalışma gücü kaybı olduğunu, sigortalı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğunu, müvekkilinin bir kısım tedavi giderlerinin devlet hastanesince karşılandığını, araçta kaza tarihinden iyileşene kadar pek çok masraf yapıldığını, müvekkilinin davalıya müracaatı üzerine bir miktar tazminat ödendiğini, ancak ödemenin müvekkilinin beden gücü kayıp oranına, zarar süresine göre yetersiz kaldığını belirterek yetersiz ödemeye ilişkin ibranamenin iptali ile fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere müvekkilinin bakiye zararının belirlenerek temerrüt tarihinden işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, sigortalının kusur oranına göre meydana gelen gerçek zarar miktarından sorumlu olduklarını, davacının müracaatı üzerine aktüer incelemesi sonucu tespit edilen 29.718,05 TL tazminatın davacıya ödendiğini ve ibraname alındığını, davacının zararının tamamen giderildiğini, sorumluluklarının kalmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte davacının sigortalı araçta hatır için taşındığını, bu nedenle hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, tedavi giderinden sorumlu olmadıklarını, 6111 Sayılı Yasaya göre tedavi giderinin SGK'ca karşılanması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.Mahkemece,
HMK'nun 114/e maddesi uyarınca göreve yönelik dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine, mahkemenin görevsizliğine, HMK'nun 20.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden itibaren 2 hafta içinde müracaat edildiğinde dosyanın görevli İstanbul Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, davalıya trafik sigortalı araçta yolcu konumunda bulunan davacının tek taraflı trafik kazası sonucu yaralanması sebebiyle açılan sürekli işgöremezlik tazminatı ve tedavi giderinin tahsili istemine ilişkindir.
TTK'nun 4.maddesinde bu Kanundan doğan hukuk davalarının ticari dava sayıldığı aynı Kanunun 5.maddesinin 2.fıkrasında "bir yerde ticaret mahkemesi varsa asliye hukuk mahkemesinin vazifesi içinde bulunan ve bu kanunun 4.maddesi hükmünce ticari sayılan davalara ticaret mahkemesinde bakılacağı hususları düzenlenmiştir. TTK'nun 3.maddesine göre bu kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendirilen bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir."
ZMSS TTK'nun 1483 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. 1483.maddece "sigortacılar diğer kanunlardaki hükümler saklı kalmak üzere faaliyet gösterdikleri dalların kapsamında bulunan zorunlu sigortaları yapmaktan kaçınamazlar" denilmiştir. Bir hukuki işlemin veya fiilin TTK'nun kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen bu kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bir hukuki işlemin veya fiilin olması gerekir. Somut olayda davacı taraf trafik kazası nedeniyle maruz kalınan sürekli işgöremezlik ve tedavi giderinin yolcu konumunda olduğu aracın davalı ZMSS şirketinden tahsilini talep etmiştir. Dava 6102 Sayılı TTK'nun yürürlükte olduğu 12.12.2012 tarihinde açılmıştır.
Bu durumda mahkemece, ZMSS sözleşmesi TTK'nun 1483 maddesinde düzenlendiği bu kanunda düzenlenen hususların ticari işlerden olduğu ve bu kanundan doğan davaların ticari dava sayıldığı, ticari sayın davalara ticaret mahkemesinde bakılacağı gözönünde bulundurulmak suretiyle mahkemenin bu davaya bakmakla görevli olduğunun kabulü ile işin esasına girilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçelerle mahkemenin görevsizliğine hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2013/9131, K. 2013/10638, 4 Temmuz 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama