KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2013/9752 E., 2013/13183 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Ekim 2013
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
341 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalının maliki olduğu ve müvekkili şirkete ZMMS poliçesi ile sigortalı olan aracın sebebiyet verdiği kaza nedeniyle arkadan gelen araç yolcusu ...'ın yaralandığını, kaza sonrası düzenlenen trafik kaza tespit tutanağında sigortalı aracın istiab haddi aşılarak ve ağır kusurlu olarak kazaya sebebiyet vermiş olduğunun belirlendiğini, kaza nedeniyle yaralanan ...'ın tedavi giderleri için Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi döner sermayesine 28/12/2009 tarihinde 3.550,23-TL tazminat ödenmek zorunda kalındığını,
sigortalıya rücu hakkı bulunduğundan davalı hakkında Ankara 13. İcra Müdürlüğünün 2010/11507 sayılı dosyası ile icra takibi başlattıklarını ancak davalının itirazı nedeniyle takibin durdurulduğunu belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davalının Ankara 13. İcra Müdürlüğünün 2010/11507 sayılı dosyasındaki itirazların 3.550,23-TL asıl alacak 343,98-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 3.894,21-TL'si için iptali ile takibin devamı ve %40 icra inkar tazminatı talep etmiştir.
Davalı, usulüne uygun dava dilekçesinin tebliğine rağmen davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle ödenmek zorunda kalınan tedavi giderlerinin sigortalıdan rücuen tahsili amacıyla girişilen icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Somut olayda, davalının trafik sigortacısı olan davacı şirket vekili tarafından açılan davada; davanın, sigortalı araca istiab haddi aşılarak, kullanım/yükün karayoluna düşecek şekilde yüklenmesi/gabari dışı yük yüklenmesi nedenleriyle ağır kusurlu olarak kazanın oluşumuna sebep olduğu belirtilerek açıldığı, hükme esas alınan hukukçu bilirkişi raporunda ise istiab haddinin aşılıp aşılmadığı hususuna değinilmediği, mahkemecede karar gerekçesinde istiab haddi iddiasının tartışılmadığı görülmüştür. Bu durumda mahkemece, Karacabey Asliye Ceza Mahkemesinin 2010/384 Esas sayılı dosyasıda dosya içine alınarak konusunda uzman bilirkişiden istiab haddi konusunda rapor alınıp karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve değerlendirme ile karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2013/9752, K. 2013/13183, 1 Ekim 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama