KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2014/1022 E., 2015/8848 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Haziran 2015
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
343 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacılar vekili, müvekkillerinin murisi....'ın dava dışı .... tarafından vurularak öldürüldüğünü bu olay nedeniyle müvekkillerince bu kişi aleyhine tazminat davası açıldığını, davanın açıldığı gün ....'ın cezaevinden verdiği vekaletname ile adına kayıtlı olan taşınmazlarını davalı ...'e satarak devir ettiğini satışın alacaklıdan mal kaçırmak amacıyla yapıldığını, davalı ...'in cinayetten haberdar olup ceza davasında tanıklık yaptığını bu nedenle satışın kötüniyetli olduğunu bilebilecek kişilerden olduğunu ileri sürerek satışların iptali ile tapu kaydının iptaline gerek olmadan alacağın tahsilini sağlamak amacıyla haciz ve satış isteyebilme yetkisi verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, satışların gerçek olduğunu, raiç değeri ödenerek satın alındığını, savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacıların murisini vurarak öldüren, ...'ın ceza evine girmesi nedeniyle eşi ve çocuklarının maddi durumlarının kötüleştiği, dava konusu taşınmazları bu nedenle davalıya sattığı, satıştan sonra taşınmazların davalı tarafından kullanıldığının tanık beyanlarıyla sabit olduğu, satış değeri ile raiç değerleri arasında fark bulunmadığı satışların gerçek olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dava, BK'nun 19.(eski 18) maddesine dayalı danışık (muvazaa) iddiasına dayalı tasarrrufun iptali istemine ilişkindir.
Davacı, çekişme konusu taşınmazların dava dışı miras bırakan (borçlu) tarafından davalıya temlik edildiği, bu işlemin alacaklıdan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olarak yapıldığını ileri sürerek tasarrufların iptaline karar verilmesini istemektedir.
BK'nun 19.maddesine dayalı olarak muvazaa nedeniyle tasarrufun iptaline ilişkin açılan bu davada, borçlunun veya mirasçılarının hukukunun etkileneceği açıktır. İptali istenilen tasarruf işlemlerini yapan borçlu ...'ın davadan önce 20.03.2010 tarihinde öldüğü anlaşılmaktadır. Bu durumda borçlu ... mirasçılarının davaya dahil edilerek yargılamaya devam edilmesi gerekirken, bu yön gözden kaçırılarak yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
2-Bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının incelenmisene gerek görülmemiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2014/1022, K. 2015/8848, 18 Haziran 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama