KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2014/11358 E., 2016/2470 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Mart 2016
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
434 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalılar ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Hükmüne uyulan Dairemizin bozma ilamında özetle.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerektiği, dava konusu 585 ada 3 parsel yönünden taşınmazın tapudaki satış bedeli ile bilirkişi tarafından belirlenen gerçek değeri arasında misli fark bulunmadığından dava konusu 28.11.2008 tarihli tasarruf mahkemece de belirlendiği gibi İİK 278/3-2 madde gereğince iptale tabi değildir.
Ancak, davalı ...'in 24.6.2010 tarihli cevap dilekçesinden davalı borçlunun satış tarihinde mali durumunun iyi gözüktüğünü belirttiği, adı geçen davalı 3.kişinin Karaburun gibi küçük bir ilçede taşınmaz alım satımı ile uğraştığı,davalı borçlunun aynı gün iki taşınmazı birden satması (28.11.2009 tarihinde taşınmazlardan birini davalı ...'e, diğerini davalı ...'ya satması)gibi maddi ve hukuki delillere göre dava konusu 585 ada 3 parsel yönünden davalı borçlu ile davalı ... arasındaki 28.11.2008 tarihli tasarruf yönünden davalı ...'in borçlunun durumunu ve amacını bilebilecek kişilerden olup olmadığının değerlendirilmesi,
anılan tasarrufun İİK 280/1 madde gereğince iptale tabi olup olmadığının belirlenmesi, davalı ... yönünden iptal koşularının oluşmaması halinde şimdiki gibi davanın reddine, iptal koşullarının oluşması halinde ise İİK 283/2 madde kapsamında sorumluluğunun gözardı edilmeden hüküm kurulması yerine eksik incelemeye dayalı hüküm tesisinin isabetli olmadığı gereğine değinilmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan delillere ve bozma ilamı doğrultusunda dava konusu 585 ada 3 parsel yönünden davalı ...'in cevap dilekçesinde taşınmaz alım satımı ile uğraştığı ve 19 adet taşınmaz aldığı, dava konusu taşınmazın nakit sıkıntısı nedeniyle satıldığını beyan etmesi ve .... 'un küçük bir ilçe olması olması nedeniyle davalı ...'in yapmış olduğu işin gereği borçlunun durumunu ve amacını bilebilecek kişilerden olduğu, davalı 4.kişi ...'in kötüniyetli olduğunun ispatlanamadığı,
dolayısıyla davalı ... hakkındaki davanın bedele dönüşmesi nedeniyle Mahkemenin 22.2.2010 tarihli ilamı ile 173 ada 8 parselle ilişkin hükümle ilgili temyiz yoluna başvurulmadığından anılan parsel yönünden hüküm kurulmasına yer olmadığına, davalı ... hakkındaki davanın reddine, davalı ... ve ... hakkındaki davanın kabulü ile 585 ada 3 parselle ilgili dava bedele dönüştüğünden 22.125 TL tazminatın davacının alacak ve ferileriyle sınırlı olarak davalı ...'den tahsiline verilmiş; hüküm, davalılar ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2014/11358, K. 2016/2470, 1 Mart 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama