KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2014/11546 E., 2017/1086 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Şubat 2017
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
273 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili, müvekkiline İşyeri Sigorta Poliçesi ile sigortalı bulunan dükkandaki emtialarda apartman atık su borusunun çürüyerek su sızdırması sonucu 10.11.2008 tarihinde hasar oluştuğunu, 6.500 TL hasar bedelinin sigortalıya ödendiğini ve kat malikleri hakkında icra takibi başlatıldığını belirterek itirazın iptali ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın reddine, karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava; iş yeri sigortasından kaynaklanan tazminatın rücuen tahsilini teminen başlatılan icra takibine vaki itirazın iptaline ilişkindir.
Davacı taraf; meydana gelen su sızması nedeniyle sigortalısına ait işyerindeki emtianın zarar gördüğünü belirterek sigortalısına ödediği miktarın rücuen tazminini istemiştir.
../...
-2-
2014/11546
2017/1086
Mahkemece alınan 27.12.2011 tarihli bilirkişi raporunda; rögar suyunun geri tepmesi sonucu böyle bir hasarın olabileceği belirtilmiş ve 03.12.2012 tarihli ek raporda ise; hasar rögar tıkanması sonucu olsa idi taşan suların önce 1 ve 2 nolu dairelere zarar vereceği, cihazların geri tepen sulardan zarar görmeyeceği, belirtilmiş olup, bilirkişi raporu ve ek rapor arasında çelişki bulunduğu anlaşılmıştır.
Bu durumda mahkemece, çelişkinin giderilmesi ve oluşan hasarın nedeninin sağlıklı şekilde belirlenmesi açısından yeni bir uzman bilirkişi heyetinden, mevcut bilirkişi raporlarını irdeleyen, çelişkileri gideren, tarafların itirazlarını değerlendiren, ayrıntılı, denetime açık ve doyurucu bir rapor alındıktan sonra sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2014/11546, K. 2017/1086, 7 Şubat 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama