İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /17. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 17. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2014/11742 K.2014/12102

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabul kısmen reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı S.. Y.. vekili ve Davalı M.. A.. vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine…

Esas2014/11742Karar2014/12102Tarih18 Eylül 2014Okuma6 dk · 1.209 kelime

KÜNYE

17. Hukuk Dairesi 2014/11742 E., 2014/12102 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
18 Eylül 2014
Mahkemesi
Bayramiç Asliye Hukuk Mahkemesi
Tarihi
17/05/2012
Numarası
2012/24-2012/101
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.209 kelime·6 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabul kısmen reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı S.. Y.. vekili ve Davalı M.. A.. vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacılar vekili, davalının işleten/sürücüsü olduğu araçta yolcu olarak bulunan müvekkilinin tek taraflı olarak meydana gelen kazada yaralandığını belirterek fazlaya dair haklarını saklı tutarak çalışma gücü kaybı nedeni ile 1.000,00.-TL maddi tazminat, ayrıca 1.000,00.-TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle tahsilini talep etmiş, talebini ıslah dilekçesi ile arttırmıştır.

Davalı M.. A.. vekili, davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlara ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davalı sürücünün % 100 kusurlu olduğu ve davacının % 25 oranında sürekli çalışma gücü kaybı bulunduğu kabul edilerek, davanın kısmen kabul kısmen reddiyle, davacının ıslah ile arttırdığı kısma yönelik talebin zamanaşımı nedeni ile reddine, çalışma gücü kaybı nedeni ile 1.000,00.-TL maddi tazminatın ve 400,00.-TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı S.. Y.. vekili ve Davalı M.. A.. vekili tarafından temyiz edilmiştir.

1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmama-

sına göre davalı M.. A.. vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine karar verilmesi gerekmiştir.

2-Davacı vekilinin temyiz itirazları yönünden;

a-Dava Borçlar Kanunu'nun 46. maddesi (6098 sayılı TBK m. 54) gereğince bedensel zarar nedeniyle maddi tazminat ve BK 47. (TBK m. 56) maddesi gereğince manevi tazminat istemine ilişkindir.

1086 sayılı HUMK'nın 83. maddesi (6100 sayılı HMK m. 176) uyarınca, ıslah, taraflardan birinin yapmış olduğu bir usul işlemini tamamen veya kısmen düzeltilmesidir. Islahın amacı, yargılama süresinde, şekli ve süreye aykırılık sebebi ile ortaya çıkacak maddi hak kayıplarını ortadan kaldırmaktır. Ancak, açık bir irade beyanı ile terk edilen haklar maddi gerçeğin şekle feda edilmesi gibi bir sonuç doğurmadığı için, ıslah konusu olamaz.

BK.nun 41. maddesinde haksız fiil tanımlanmış, 60. maddesinde de haksız fiilden zarar görenin bundan kaynaklanan zararın tazmini istemi ile açacağı davaların, zararı ve faili öğrendiği tarihten itibaren 1 ve herhalde haksız fiil tarihinden itibaren 10 yıllık zamanaşımı süresine tabi bulunduğu belirtilmiştir.

Buna karşılık, 2918 sayılı KTK.nun 109/I. maddesinde "Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve her halde, kaza gününden başlayarak 10 yıl içinde zamanaşımına uğrar" hükmüne, yine aynı kanunun 109/II. maddesinde ise, "dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve Ceza Kanunu bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüş ise, bu süre maddi tazminat talepleri için de geçerlidir" hükmüne yer verilmiştir.

2918 sayılı Kanunun anılan madde hükmünde, gözden kaçırılmaması gereken husus, ceza kanununda öngörülen daha uzun zamanaşımı süresinin, tazminat talebi ile açılacak davalar için de geçerli olabilmesinin, sadece eylemin Ceza Kanununa göre suç sayılması koşuluna bağlanmış bulunmasıdır. Bu düzenlemenin iki ayrı sonucu bulunmaktadır. Söz konusu yasa hükmü, ceza zamanaşımının uygulanabilmesi için sadece eylemin aynı zamanda bir suç oluşturmasını yeterli görmekte; bunun dışında, fail hakkında mahkumiyet kararıyla sonuçlanmış

bir ceza davasının varlığı, hatta böyle bir ceza davasının açılması ya da zarar görenin o davada tazminat yönünden bir talepte bulunmuş olması koşulu aranmamaktadır. Dahası, söz konusu hükümde, ceza zamanaşımının uygulanması bakımından sürücü ve diğer sorumlular (örneğin işleten) arasında bir ayrım da yapılmamış, böylece kuralın bunların tümü için geçerli olduğu, hepsi için aynı zamanaşımı süresinin uygulanacağı öngörülmüştür (HGK'nın 10.10.2001 gün 2001/19-652-705 ve HGK'nın 16.04.2008 gün, 2008/4-326-325 sayılı kararları ile uzamış ceza zamanaşımı benimsenmiştir).

Yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde somut olay ele alındığında, davacı, Bayramiç Sulh Hukuk Mahkemesi’nde (2005/10 Esas, 2007/455 Karar) kısmi dava olarak çalışma gücünün kaybı nedeni ile 1.000,00.-TL maddi tazminat talebinde bulunmuş, yargılama safhasında 11.07.2007 havale tarihli bilirkişi raporu ile belirlenen tazminat miktarına göre 28.09.2007 tarihli celsede maddi tazminat tutarının 51.559,89.-TL olduğunu beyan etmesi üzerine Sulh Hukuk Mahkemesi’nce görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu gerekçesi ile görevsizlik kararı verilmiş,

yapılan temyiz itirazı üzerine Sulh Hukuk Mahkemesi’nin görevsizlik kararı Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nce 16.01.2012 tarih, 2011/17396 esas, 2012/679 karar sayılı ilamı ile onanarak kesinleşmiştir.

Davacı vekili süresi içerisinde görevsizlik kararı verilen mahkemeye başvurmuş ve temyiz incelemesi yapılan Asliye Hukuk Mahkemesi’nde yargılamaya devam edilmiş, yargılama sırasında 16.04.2012 harç ve havale tarihli ıslah konulu dilekçesi ile maddi tazminat taleplerinin bilirkişi raporunda belirlendiği gibi 51.559,89.-TL olduğunu beyan etmiş, mahkemece uzamış ceza zamanaşımı süresinin geçtiği değerlendirilerek ıslah ile arttırılan bu kısım yönünden davanın reddine karar verilmiştir.

Ancak görüldüğü üzere davacı tarafından Sulh Hukuk Mahkemesi’nde dava açılmış ve bilirkişi raporu ile belirlenen miktarı talep ettiklerini 28.09.2007 tarihli celsede beyan etmeleri üzerine aynı tarihli oturumda görevsizlik nedeni ile red kararı verilmiş ve Yargıtay 3. Hukuk Dairesi tarafından da görevsizlik kararı onandığına göre esasen harcın yatırıldığı tarih olan 16.04.2012 tarihinde ıslah yolu ile dava değeri arttırılmış olmayıp 28.09.2007 tarihinde davacı vekilinin beyanı ile dava değeri ıslah yolu ile arttırılmış

kabul edilmelidir. Bunun yanında zamanaşımı yönünden yukarıda yapılan açıklamalar dikkate alındığında tazminata konu olay 765 sayılı TCK döneminde gerçekleşmiş olup davacı yaralıdaki yaralanmanın niteliği ve olayda bir de vefat edenin bulunmasına göre 455/II. maddesi kapsamında kalan suçtan ötürü zamanaşımı süresinin 102/I-3. bendi gereğince 10 yıl kabul edilmesi gerekecektir.

Yapılan açıklamalar ışığında mahkemece davacı yan tarafından ıslah ile arttırılan maddi tazminat kısmı yönünden red kararı verilmiş ise de, olay tarihinden itibaren 10 yıllık zamanaşımı süresi içerisinde 28.09.2007 tarihli celsede dava değerinin ıslah edildiğinin kabul edilmesi ile varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şeklide karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.

b-BK'nın 47. maddesi hükmüne göre (6098 sayılı TBK m. 56), hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Manevi tazminat, zarara uğrayanda, manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir.

Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. Takdir edilecek miktarın, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.6.1976 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde de takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir.

Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanır iken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.

Dosya kapsamından, davacı Semra’nın kaza nedeniyle sol humerus suprakondiler non deplase kırık ve kırık sekeli oluştuğu, kaza sonucunda vücut fonksiyonlarında % 25 oranında sürekli çalışma gücü kaybı oluştuğu anlaşılmaktadır. O halde, meydana gelen trafik kazası sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amacıyla tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli, davalıların sorumluluğun niteliği, kusur oranları da gözönünde tutularak, olay tarihindeki paranın alım gücüne

uygun düşen yaralanan Semra için hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir miktar daha yüksek manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken, açıklanan dosya kapsamına uygun düşmeyen miktarda manevi tazminata hükmedilmesi doğru görülmemiştir.

3-Kabule göre de davalı yan davada kendisini vekille temsil ettirmesine karşın maddi ve manevi tazminat talebinin reddedilen kısımları yönünden vekalet ücretine hükmedilmemesi de doğru görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı M.. A.. vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2 ve 3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin ve davalı M.. A.. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı ve davalıya geri verilmesine 18.9.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2014/11742, K. 2014/12102, 18 Eylül 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
17. Hukuk Dairesi
Esas No
2014/11742
Karar No
2014/12102
Tarih
18 Eylül 2014

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2014/11743 K.2014/15801
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2014/11744 K.2014/18463
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2014/11745 K.2014/18689
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2014/11746 K.2014/18267
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2014/11747 K.2014/28415
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2014/11749 K.2014/31167

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.