KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2014/14230 E., 2016/6954 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Haziran 2016
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
369 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı ... vekilince istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 07.06.2016 Salı günü davalı ... vekili Av. ... ile davacı vekili Av. ... geldiler. Davalı ... tarafından gelen olmadı. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davacı ve davalı ... vekilleri dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili,müvekkili ile davalı borçlu .... arasında sözlü olarak kat karşılığı inşaat sözleşmesi yapıldığını, işlemlerin daha hızlı yapılması için müvekkilinin adına kayıtlı taşınmazı borçlu şirkete devrettiğini daha sonra satış vaadi sözleşmesi yaptıklarını müvekkiline verilmesi gereken dairenin biri verildiği halde diğer dairenin borçlu şirket tarafından alacaklılarından mal kaçırmak amacıyla 21.5.2012 tarihinde davalı ...'a satıldığını belirterek davalılar arasındaki tasarrufun iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı borçlu savunma yapmamıştır.
Davalı ... vekili, iptali istenen tasarrufun borçtan önce ve iyiniyetle yapıldığını, daha önce de borçlu şirket temsilcisinin eşinden daire aldıklarını, dava konusu daireyi kaba inşaat halinde 30.000 TL bedelle aldıklarını, davacı ile borçlunun işbirliği içinde olduklarını, davacı ile borçlu şirket arasındaki kat karşılığı inşaat sözleşmesinin tapuya işlenmediğini belirterek davanın reddini, kabulü halinde ise müvekkilinin malvarlığında meydana gelecek azalmanın davalı borçlu şirket yetkilisi...'dan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma toplanan delillere göre davalı 3.kişi ... ve eşi ile borçlu şirket yetkilisi... arasında daha önceye dayalı ticari ilişki bulunması nedeniyle davalı 3.kişi ...'ın borçlunun durumunu ve amacını bilebilecek kişilerden olduğu, davacının alacağının 29.3.2011 tarihli satış vaadi sözleşmesi ile doğduğu, dava konusu taşınmazın rayiç bedelinin 105.000 TL olduğu, dava konusu tasarrufun davacının alacağının ödenmemesi amacıyla ve muvazaalı olarak yapıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2014/14230, K. 2016/6954, 7 Haziran 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama