KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2014/14356 E., 2014/11621 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Eylül 2014
- Mahkemesi
- İstanbul 17. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 07/11/2013
- Numarası
- 2012/58-2013/538
Karar Metni
339 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanlığı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkili sigorta şirketine kasko sigortalı ... plaka sayılı araca, davalıların işleteni ve sürücüsü olduğu G-.plaka sayılı aracın çarpması neticesinde, müvekkiline sigortalı araçta hasar meydana geldiğini, hasar bedelinin sigortalısına ödendiğini belirterek, sigortalıya ödenen hasar bedelinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilleri, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere göre, davanın kabulüne, 33.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanlığı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, kasko sigortası poliçesinden kaynaklanan rucuen tazminat istemine ilişkindir.
6100 Sayılı HMK' nun 266. (1086 Sayılı HUMK'nun 275.) ve takip eden maddeleri uyarınca, mahkemece, çözümü hukuk dışında özel ve teknik bilgiyi gerektiren hallerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden bilirkişinin oy ve görüşü alınarak karar verilmelidir. Sonucu açık ve belli durumlar ayrık olmak üzere, trafik kazalarında kusur oranının ve hasar tesbiti de uzman bilirkişi aracılığıyla yapılmalıdır.
Bu halde mahkemece, trafik kusur ve hasar uzmanı bilirkişiden ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınıp, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, hasar yönünden bilirkişi raporu alınmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. Mahkemece yapılacak iş, hükme esas alınan kusur raporunu düzenleyen bilirkişiden, hasar konusunda ek rapor alınarak varılacak uygun sonuca göre hüküm kurmak olmalıdır. Bu hususun gözönünde bulundurulmaması nedeni ile hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2014/14356, K. 2014/11621, 11 Eylül 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama