KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2014/16060 E., 2014/13213 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Ekim 2014
- Mahkemesi
- Amasya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 24/01/2014
- Numarası
- 2011/604-2014/30
Karar Metni
341 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkiline kasko sigortalı aracın, davalıya ait araçla çarpışması sonucu hasarlandığını, sigortalıya yaptıkları ödemeden sovtaj bedeli ile davalının sigorta şirketinden tahsil edilen tutarın mahsubundan sonra kalan bölümün davalıdan tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptaline karar verilmesini istemiş, yargılama aşamasında davalının sigortasından alındığı bildirilen bedelin dava dışı diğer aracın sigortasından alındığını belirterek dava dilekçesinde yaptıkları maddi hatanın düzeltilerek hüküm kurulmasını talep etmiştir.
Davalı vekili, kusur oranı ile talep edilen hasar miktarına ve ticari faiz istemine itiraz ederek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre davanın kısmen kabulü ile Amasya 2.İcra Müdürlüğü’nün 2011/2918 sayılı icra takibindeki asıl alacağın 8.499,75 TL üzerinden devamına, icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan rücuen tazminat alacağının tahsili amacıyla yapılan icra takibine vaki itirazın iptali ve takibin devamı istemine ilişkindir.
Davalının işleteni ve sürücüsü olduğu aracın ticari niteliği olmayan traktör olduğu gözetilmeden yasal faiz yerine ticari faize hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
3-Ödeme emrinde ve dava dilekçesinde asıl alacak 6.244,00 TL olarak gösterilip, mahkemece de gerekçeli kararda davalının sorumlu bulunduğu miktarın 6.243,75 TL olduğu belirtilmesine rağmen bu miktarın 2.256,00 TL işlemiş faizle toplanıp hükümde asıl alacağın 8.499,75 TL gösterilip, faize faiz yürütülmesini de sağlayacak şekilde talebin aşılması suretiyle hüküm kurulması isabetli değildir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2014/16060, K. 2014/13213, 13 Ekim 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama