KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2014/17023 E., 2014/13377 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Ekim 2014
- Mahkemesi
- Sinop 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 24/04/2014
- Numarası
- 2013/365-2014/230
Karar Metni
335 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı mahkemenin yetkisizliğine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı H.. B.. aleyhine icra takibi yapıldığını, borcu karşılayacak malı bulunamadığını bu nedenle borçlunun adına kayıtlı taşınmazın davalı Yasemin'e devrine ilişkin tasarrufun ve davalı Banka adına konulan ipotek işleminin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Y.. D.. vekili yetki itirazı ile birlikte davanın reddini savunmuş, diğer davalılarda davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, yetki itirazının kabulü ile mahkemenin yetkisizliğine ve dosyanın Terme Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava İİK.nın 277. ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Bu tür davalar ayni değil, şahsi davalardır. Bu nedenle tasarrufun iptali davaları kamu düzenini ilgilendiren kesin yetki kurallarına göre değil, genel yetki kurallarına göre davalının ikametgahı mahkemesinde görülür (6100 sayılı HMK. 6.md.). İİK.nın 282. maddesi uyarınca tasarrufun iptali davasında borçlu ve borçlu ile işlemde bulunan 3. kişi arasında zorunlu dava arkadaşlığı olup, davacı bu kişilerden birisinin yerleşim yerinde dava açabilir. Bu nedenle davacı, davalılar
aynı yerde oturuyorlarsa davasını orada, ayrı ayrı yerlerde oturuyorsa seçimlik hakkını kullanarak dilerse borçlunun, dilerse borçlu ile hukuki işlemde bulunan 3.şahsın yerleşim yeri mahkemesinde davasını açabilir.
Somut olayda dosya içeriğinden borçlu davalı H.. B..'ın Sinop merkezde ikamet ettiği ve bu nedenle davanın borçlunun ikametgahı olan Sinop Asliye Hukuk mahkemesinde açıldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda borçlu davalı ile 3. kişi konumundaki diğer davalı arasında zorunlu dava arkadaşılığı bulunması, davanın borçlu davalının ikametgahı mahkemesi olan Sinop Asliye Hukuk mahkemesinde açılmış olması nedeniyle davanın esasına girilmesi, tarafların delillerinin toplanması, ondan sonra hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi isabetli görülmemiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2014/17023, K. 2014/13377, 15 Ekim 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama