KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2014/17157 E., 2016/8802 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Ekim 2016
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Davalılar
- 1-...
Karar Metni
309 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
2-...
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacı vekilince istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 11.10.2016 Salı günü davacı vekili Av. ... geldi. .... (asil) ve vekili Av ... geldi. Davalı ... tarafından gelen olmadı. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davacı vekili ile dul asil ... ile vekili dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı alacaklı vekili, borçlu davalı ... hakkında takip başlatıldığını, borçlunun alacağı karşılayacak mal varlığı bulunmadığı, alacaklılardan mal kaçırma amacı ile dava konusu taşınmazını diğer davalı ...’e sattığını belirterek, tasarrufun iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ..., 2008 yılından beri satın aldığı dairenin bulunduğu binanın bir başka dairesinde ikamet ettiğini, 2010 yılında yönetici iken dava dışı .... isimli bayanla tanıştığını 2011 yılında anılan şahsın taşındığını görünce, kendisi ile konuştuğunu ve evin daha önce tanımadığı ... isimli şahsa ait olduğunu ve satışa çıkardığını öğrendiğini, yabancı birinin gelmemesi ve annesinin de oturma ihtimaline binaen üzerindeki ipotek bedelini de ödenerek raiç bedel üzerinden satın aldığını, ancak annesinin taşınmaması üzerine kiraya verdiğini haksız açılan davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Davalı borçlu vekili, davanın görülebilmesi için gerekli aciz belgesinin sunulmadığını ve taşınmazın raiç bedelden satıldığını belirtmiştir.
...
Mahkemece, toplanan delillere göre; ipotek bedeli dikkate alındığında ivazlar arasında aşırı fark olmadığı, davalı ...’in borçlu ile bağlantısı olmadığı ve iyiniyetli olduğu anlaşıldığından bahisle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
....
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2014/17157, K. 2016/8802, 11 Ekim 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama