KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2014/19139 E., 2015/7758 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Mayıs 2015
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
555 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün temyizen tetkiki davacı ve davalı ... vekillerince istenmiş davalı ... vekilince duruşma talep edilmiş olmakla duruşma için tayin edilen 26.05.2015 Salı günü davacı ... vekili Av. ve davalı ... vekili Av. ... geldi. Davalı ... tarafından gelen olmadı. Temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davacı ve davalı ... vekilleri dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü.
-K A R A R-
Hükmüne uyulan Dairemizin bozma ilamında özetle;davanın İİK.nun 277 ve devamı maddeleri uyarınca açılan tasarrufun iptali isteğine ilişkin olduğu, İİK.nun 280.maddesinde malvarlığı borçlarına yetmeyen bir borçlunun alacaklılarına zarar vermek kastıyla yaptığı tüm işlemler,
borçlunun içinde bulunduğu mali durumu ve zarar verme kastının işlemin diğer tarafınca bilindiği veya bilinmesini gerektiren açık emarelerin bulunduğu hallerde iptal edileceği hususunun düzenlendiği,somut olayda borçlu davalının cevap dilekçesindeki beyanlarından diğer davalıyı tanıdığı ve tasarrufa konu edilen taşınmazı da davalı ....’nın sahibi olduğu şirketten satın aldığı, aldığı taşınmazın bedelini ödeyemediği, ayrıca dosya içerisindeki belgelerden üçüncü kişi konumunda olan davalı ...’ın borçlu davalının kullandığı kredinin kefili olduğu,
bu kredi borcunun davalı Arif tarafından ödenememesi nedeniyle kendisi tarafından ödendiği böylece borçlu davalının mali durumu ile alacaklıları ızrar kastını bilen veya bilmesi gereken
kişilerden olduğunun anlaşıldığı, bu durumda davalılar arasındaki tasarrufun İİK.nun 280. maddesi uyarınca iptaline, dava konusu taşınmaz yargılama sırasında davalı .... tarafından elden çıkarıldığı ve davacı davasını bedele dönüştürdüğünden İİK’nın 283/II maddesine göre üçüncü kişi olan davalı ...’ın taşınmazı elden çıkardığı tarihteki gerçek değeri oranında davacının alacağından fazla olmamak üzere tazminata mahkûm edilmesi gerekirken yanlış değerlendirme sonucu yazılı olduğu üzere davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığı gereğine değinilmiştir.
Mahkemece iddia, savunma toplanan deliller ve bozma ilamı doğrultusunda davalı ...'ın borçlunun durumunu ve amacını bilebilecek kişilerden olması nedeniyle dava konusu tasarrufun İİK'nun 280/1 madde gereğince iptale tabi olduğu, dava konusu taşınmaz yargılama sırasında 90.000 TL bedelle elden çıkarıldığından davanın bedele dönüşmesi nedeniyle İİK'nun 283/2 maddesi gereğince 66.570 TL tazminatın davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davacı ve davalı ... vekili tarafından tarafından temyiz edilmiştir.
Dava İİK'nun 277 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve bozmanın kapsamı dışında kesinleşmiş olan yönlere ilişkin temyiz itirazları incelenemeyeceğine göre, davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
Davacı vekilinin temyiz itirazları yönünden;
2-Dairemizin bozma ilamında belirtildiği gibi davalılar arasındaki tasarruf İİK.nun 280. maddesi uyarınca iptale tabi olduğundan, dava konusu taşınmaz yargılama sırasında davalı ... tarafından elden çıkarıldığından ve davacı davasını bedele dönüştürdüğünden İİK’nın 283/II maddesine göre üçüncü kişi olan davalı ...’ın taşınmazı elden çıkardığı tarihteki gerçek değeri oranında davacının alacak ve fer'ileriyle sınırlı olarak tazminata mahkûm edilmesi gerekirken Mahkemece 66.570 TL tazminatın davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesi eksik incelemeye dayalı olduğundan isabetli
görülmemiştir. Mahkemece yapılacak iş dava konusu taşınmazın davalı.... tarafından elden çıkarıldığı 30.6.2009 tarihindeki rayiç değeri konusunda bilirkişiden ek rapor alınarak belirlenecek değerin davacının takip konusu alacak ve ferileriyle sınırlı olarak davalı ...'dan tahsiline karar vermekten ibarettir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2014/19139, K. 2015/7758, 26 Mayıs 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama