İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /17. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 17. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2014/19655 K.2016/9677

Davacı vekili, davalı borçlu ...’ın alacaklılarından mal kaçırmak amacıyla babasından kalan üç taşınmazı 2008 yılındaki kadastro çalışmaları sırasında davalı çocukları ..., ..., ..., ..., ... ve ... adına tescil ettirdiğini belirterek davalılar arasındaki…

Esas2014/19655Karar2016/9677Tarih1 Kasım 2016Okuma5 dk · 915 kelime

KÜNYE

17. Hukuk Dairesi 2014/19655 E., 2016/9677 K.·-k A R A R-

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
1 Kasım 2016
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

915 kelime·5 dk okuma

Davacı vekili, davalı borçlu ...’ın alacaklılarından mal kaçırmak amacıyla babasından kalan üç taşınmazı 2008 yılındaki kadastro çalışmaları sırasında davalı çocukları ..., ..., ..., ..., ... ve ... adına tescil ettirdiğini belirterek davalılar arasındaki tasarrufların iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ..., davanın zamanaşımı ve hakdüşürücü süre yönünden reddini, dava konusu 15 parselin davalı borçlu ile ilgisi olmadığını anılan parseli amcası ...’dan satın aldığını, diğer iki taşınmazdan birinin kendisine diğerinin ise kendisi ve üç kardeşine ait olduğunu, 10-15 yıldır kullandığını ihya ederek fındık bahçesi haline getirdiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

Diğer davalılar savunma yapmamıştır.

Mahkemece, iddia, savunma toplanan delillere göre, dava konusu 15 parselin borçlu ile ilgisi olmadığı, dava dışı ... tarafından 23.11.2011 tarihinde davalı ...’a satıldığı,dava konusu 9 ve 24 parselin davalı borçlu tarafından 2000 yılında davalı çocukları

bağışlandığı, davalılar ...ve ....in anılan parsellerde hissesi bulunmadığından kendilerin husumet yöneltilemeyeceği, 2000 yılında yapılan tasarrufun üzerinden İİK’nun 284 maddesinde öngörülen 5 yıllık hakdüşürücü sürenin geçtiği,dava konusu taşınmazlara ait kadastro tutanaklarının davadan önce 7.10.2008 tarihinde kesinleştiği, kadastro tespit tutanaklarının borçlunun iradesi dışında 3402 sayılı Kanununda belirtilen usul ve şekillere göre belirlenen belgeler olduğu,kesinleşmesi sonucu hak sahipliği doğurduğu, usulüne uygun iptal edilmediği sürece geçerliliğini koruduğu,

kadastro tutanağı ve içeriğinin borçlunun çocukları lehine yaptığı bağış olarak olarak değerlendirilemeyeceği, yapılan tespit ve tescile karşı hukuki menfaatı olanların tapu iptali ve tescil davası açarak taşınmazın gerçek maliki adına tescilini sağlayabileceği, kesinleşen kadastro tutanaklarını borçlunun tasarruf işlemi olarak değerlendirilemeyeceğinden davanın ispatlanamaması nedeniyle reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dava İİK’nun 277 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.

1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere,delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, dava konusu 15 nolu parselin kadastro tespiti sonucu dava dışı ... adına tespit ve tescil edilerek 23.11.2011 tarihinde davalı ...’a satılmış olmasına, dava konusu 9 ve 24 nolu parseller de davalılar ... ve ...’un, dava konusu 9 parselde davalılar ..., ... ve ...’ın hisseder olmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2-Tasarrufun iptali davalarında amaç, borçlunun haciz ya da iflasından önce yaptığı ve aslında geçerli olan bazı tasarrufların geçersiz ya da "iyiniyet kurallarına aykırılık" nedeniyle alacaklıya karşı sonuçsuz kalmasını ve dolayısıyla o mal üzerinden cebri icraya devamla alacağın tahsilini sağlamaktır.

Bu tür davaların dinlenebilmesi için, davacının borçludaki alacağının gerçek olması, borçlu hakkındaki icra takibinin kesinleşmiş olması, iptali istenen tasarrufun takip konusu borçtan sonra yapılmış olması ve borçlu hakkında alınmış kesin veya geçici aciz belgesinin (İİK.nun 277 md) bulunması ve davanın beş yıllık hakdüşürücü süre içinde açılması gerekir. Bu ön koşulların bulunması halinde ise

İİK.nun 278, 279 ve 280. maddelerinde yazılı iptal şartlarının bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır. Özellikle İİK.nun 278.maddesinde akdin yapıldığı sırada kendi verdiği şeyin değerine göre borçlunun ivaz olarak pek aşağı bir fiyat kabul ettiği ve yasanın bağışlama hükmünde olarak iptale tâbi tuttuğu tasarrufların iptali gerektiğinden mahkemece ivazlar arasında fark bulunup bulunmadığı incelenmelidir. Aynı maddede sayılan akrabalık derecesi vs. araştırılmalıdır.

Keza İİK.nun 280.maddesinde malvarlığı borçlarına yetmeyen bir borçlunun alacaklılarına zarar vermek kastıyla yaptığı tüm işlemler, borçlunun içinde bulunduğu mali durumu ve zarar verme kastının işlemin diğer tarafınca bilindiği veya bilinmesini gerektiren açık emarelerin bulunduğu hallerde tasarrufun iptal edileceği hususu düzenlendiğinden yapılan işlemde mal kaçırma kastı irdelenmelidir.

Öte yandan, tasarrufun iptali davasına konu işlemlerin sadece borçlunun malvarlığını azaltan işlemlerle sınırlı olmayıp aynı zamanda malvarlığının artışını önleyen işlemlerde dava konusu edilebilir.

Somut olayda, takip konusu alacakların 1.6.2008 ve 1.5.2007 tanzim tarihli senetlerle doğduğu, borçlu hakkındaki icra takiplerinin kesinleştiği 9.11.2012 tarihli haciz tutanağının geçici aciz belgesi niteliğinde olduğu, alacağın gerçek olduğu, iptali istenen tasarrufa konu kadastro tutanaklarının takip konusu borçların doğumundan sonra 7.10.2008 tarihinde kesinleştiği ve tapu kayıtlarının 7.10.2008 tarihinde oluştuğu anlaşılmaktadır.

Bu durumda iptali istenen tasarruf 2000 yılında yapılan bağış işlemi olmayıp 7.10.2008 tarihli tapu kayıtlarının oluşumuna sebep olan kadastro tespit ve tescilleridir.

Borcun doğumundan sonra borçlu ... kadastro çalışmaları sırasında dava konusu 9 parselle ilgili taşınmazın ceddinden intikalen ve taksimen gelen yerlerden olup 20 yılı aşkın zamandır nizasız fasılasız malik sıfatı ile zilyet ve tasarrufunda iken bu taşınmaz üzerine 2000 yılında fındık ektiği ve taşınmazı 2000 yılında oğlu ...’a haricen rızaen bedelsiz olarak kayıtsız şartsız hibe ederek zilyetliğini devrettiği halen yerin hibe edilenin zilyet ve tasarrufunda olduğundan ... adına tespit ve tescil edildiği,

yine dava konusu 24 parselin de ... ile kardeşleri ... ve ... ...’ın müşterek taşınmazları olup ceddinden intikalen ve taksimen gelen yerlerden olup 20 yılı aşkın zamandır nizasız fasılasız malik sıfatı ile zilyet ve tasarrufunda iken bu taşınmaz üzerine 1992 yılında borçlu ... tarafından fındık ekildiği ve adı geçenlerin

bu şekilde zilyet ve tasarrufunda iken adı geçenler bu taşınmazı 2000 yılında borçlunun çocukları .... ve ...’a haricen rızaen bedelsiz olarak kayıtsız şartsız hibe ederek zilyetliğini devrettikleri halen yerin hibe edilenlerin zilyet ve tasarrufunda olduğundan 1/3 hissenin ....1/3 hissenin ...., 1/3 hissenin ... adına tespit edildiği, davalı ...’ın 11.8.2008 tarihli itirazı üzerine taşınmazın 1/4 hisse oranında davalı borçlu ...’in çocukları ... ... ve ...adına tespit ve tescil edildiği anlaşılmaktadır. Yapılan bu mal varlığını artırılmasını önleyen ve borçlunun kendi iradesi ile tesbiti sağlayan işlem de bir tasarruf işlemi niteliğinde olduğundan tasarrufun iptaline konu olabilmektedir.

Bu durumda davalı .... ve ... borçlunun çocukları olması nedeniyle borçlu babalarının durumunu ve amacının bilebilecek kişilerden olması nedeniyle dava konusu 9 ve 24 parsel(bu parsel yönünden 1/3 hisse borçluya ait olduğundan 1/3 hisse ile sınırlı olarak) davanın İİK’nun 280/1 madde gereğince kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle hüküm tesisi isabetli görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 01/11/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2014/19655, K. 2016/9677, 1 Kasım 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
17. Hukuk Dairesi
Esas No
2014/19655
Karar No
2016/9677
Tarih
1 Kasım 2016

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2014/19668 K.2016/9678
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2014/19704 K.2016/9679
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2014/19705 K.2016/9658
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2014/19758 K.2016/9659
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2014/19810 K.2016/8788
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2014/19870 K.2016/9052

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.