KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2014/20005 E., 2017/2742 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Mart 2017
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
566 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davalı ... Oto. Tic. Ltd. Şti vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacılar vekili, davalıların işleteni, sürücüsü ve zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu aracın sebep olduğu kazada müvekkillerinin desteğinin öldüğünü açıklayıp maddi-manevi tazminat talebinde bulunmuştur.
Davalı ... Tic. Ltd. Şti. vekili, müvekkilinin işleten sıfatının bulunmadığını, kazaya neden olan aracın uzun süreliğine dava dışı şirkete kiralandığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Diğer davalılar davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir.
Mahkemece, toplanan delillere göre, maddi tazminat talebinin davadan önce ... şirketince karşılanmış olduğundan reddine, davacı ... için ....500,00 TL, diğer davacılar için ....000,00'er TL manevi tazminatın tazminatın tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı ... Tic. Ltd. Şti. vekilince temyiz edilmiştir.
...-Dava, trafik kazasından kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
2918 sayılı ....nun hükümlerine göre trafik kaydı, işleteni kesin olarak gösteren bir karine değilse de, onun kim olduğunu belirleyen güçlü bir kanıt niteliğindedir. Ancak trafik kaydına rağmen işletenliğin .... kişi üzerinde bulunmasını engelleyen bir yasa hükmü de yoktur. Aynı yasanın .... maddesinde "işleten, araç sahibi olan veya mülkiyeti
muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görünen veya aracın uzun süreli kiralama ariyet veya rehin gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin olan kişidir. Ancak, ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse bu kimse işleten sayılır" şeklinde tanımlanmıştır.
Aynı kanunun 85. maddesinde ise "Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa motorlu aracın bir teşebbüsün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen bilet ile işletilmesi halinde motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar." hükmüne yer verilmiştir.
Bu yasal düzenlemeler karşısında kazaya karışan araçların meydana getirdikleri zararlardan araç sahiplerinin hukuken sorumlu olacağı ilkesi benimsenmiş ise de, bu araçların sahipleri tarafından herhangi bir sebeple yararlanılmasının bir başka kimseye devir edilmesi halinde (çok kısa bir süre olmaması kaydıyla) artık üzerindeki fiili hakimiyeti kalmaması ve bu sebeple ekonomik yönden de bir yararlanma olanağının kalktığı durumlarda o aracı kaza sırasında fiili hakimiyeti altında bulunduran ve ondan yararlanan kimsenin işleten sıfatıyla meydana gelen zarardan sorumlu tutulması gerekip bunun sonucu olarak da araç malikinin sorumlu tutulmaması gerekecektir.
Gerek doktrinde gerekse ...'ın uygulamalarında kiracının işleten sıfatının belirlenmesinde kira sözleşmesinin uzun süreli olması, araç üzerinde fiili hakimiyet ve ekonomik yararlanma unsurlarının birlikte bulunması gerekmektedir.
Somut olayda, davalı ... Tic. Ltd. Şti. adına kayıtlı, kazaya karışan aracın, davalı tarafından dava dışı ... İth.İhr.Tic.Ltd.Şti.'ye ....08.2008 tarihli sözleşme ile kiralandığı kira süresinin süresinin 36 ay olduğu belirtilmiştir. Kira bedellerine ilişkin faturalar davalı vekilince delil olarak ibraz edilmiş, kiralayan davalı şirketin bilançosunun dosyaya sunulmuş olduğu görülmüştür. Buna göre davalı ... Tic. Ltd. Şti.'nin işletenlik sıfatının kaza tarihi olan 09.....2010 tarihi itibariyle sona erdiği gözetilerek aleyhine açılan reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru değildir.
...-Bozma neden ve şekline göre davalı ... Tic. Ltd. Şti. vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına dair karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2014/20005, K. 2017/2742, 14 Mart 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama