KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2014/2085 E., 2015/11572 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Kasım 2015
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
458 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı ... vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
- KARAR -
Davacı vekili, davalı ...'nun kendi sevk ve idaresindeki ...plaka sayılı hususi aracıyla 03.02.2009 günü davalı müvekkili ...'a çarpmak suretiyle müvekkilini ağır şekilde yaraladığını, davalı sürücünün kusurlu olduğunu, bu kaza nedeniyle müvekkili ...'ın ciddi ölçüde mali ve bedenen sıkıntı yaşadığını, bacağında kalıcı hasar bulunduğunu ve önceki fonksiyonlarını yerine getirememesinin söz konusu olduğunu, müvekkilinin bacağının ileride hiç kullanamama gibi korkunç bir durumla karşı karşıya kalmasının büyük bir ihtimal olduğunu, başta müvekkili olmak üzere tüm ailesinin bundan sonrakı yaşamlarında olumsuz etkileneceğini,
müvekkilinin gerek maddi gerekse manevi zararlara uğradığını, olayın meydana gelmesinde kusuru bulunan davalının sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın ...
Sigorta A.Ş'ye zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı olup davalının kusurlu bulunması sebebiyle Karayolları Trafik Kanunu ve sigorta poliçesi gereğince davalı ... şirketinin de mutlak sorumluluğunun olduğunu, müvekkili ... için 9.000,00 TL manevi ve 1.000,00 TL maddi zararların davalılardan faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tazminini talep etmiş ve maddi tazminat taleplerinden, 24/10/2013 tarihli duruşmada imzası ile tastik ettiği beyanı ile feragat etmiştir.
Davalı ..., süresi içinde cevap dilekçesi vermemiş, ancak ilk kez katıldığı 02/05/2013 tarihli duruşmada imzası ile tastik ettiği beyanı ile "...Sulh Ceza Mahkemesinin Adli Tıp Kurumu'ndan aldırdığı raporda tarafıma yüklenen kusuru kabul etmiyorum. Benim olayda hiç bir kusurum yoktur. Davacı bana gelip motosikleti ile
çarpmıştır. Ayrıca
Adli Tıp Kurumu raporunda aleyhime olan hususları kabul etmiyorum " şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davalı ... şirketi vekili, müşterek müteselsil sorumluluklarının poliçe limitiyle sınırlı olduğunu, davacı sigortalının araç sürücüsüne ait kusuru ve zararının kanıtlanmasının gerektiğini, müvekkil şirketin ancak sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olduğunu, temerrüde düşmediklerini, manevi tazminat taleplerinin K.T.K 92/f maddesi gereğince trafik poliçesi teminatı kapsamı dışında olduğunu, bu nedenle manevi tazminat yönünden davacıya karşı hiç bir sorumluluklarının olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre; maddi tazminat istemi ile açılan davanın feragat nedeniyle reddine, davacının manevi tazminat istemi ile açtığı davanın davalı ... şirketi yönünden reddine, davalı ... yönünden kısmen kabulü ile 5.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 25/01/2009 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş; hüküm, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2014/2085, K. 2015/11572, 4 Kasım 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama