KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2014/22057 E., 2017/823 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 31 Ocak 2017
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
288 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tasarrufu iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkilinin davalı ... hakkında boşanma davası açtığını boşanma davası devam ederken mal kaçırma amacı ile dava konusu taşınmazdaki hissesini diğer davalı kardeşi ...'a devrettiğini belirterek, bu muvazaalı satışın iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... vekili, satış tarihinde müvekkili aleyhine hükmedilmiş tazminat alacağı olmadığı, satışın gerçek olduğu ve banka aracılığı ile bedelin ödendiği belirtilerek haksız açılan davanın reddi gerektiğini savunmuşlardır.
Davalı ..., duruşmalara katılmamış ve cevap dilekçesi sunmamıştır.
Mahkemece, davanın İİK'nun 277 ve devamı maddelerine dayalı olarak açıldığını, davalı ...'ın eskiden beri dava konusu taşınmazda oturduğu, satıştan sonrada oturmaya devam ettiği satışın mal kaçırma amacı ile yapıldığından bahisle davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere göre dava BK'nun 19.maddesine dayalı olarak açılan muvazaalı işlemin iptali olmasına rağmen mahkemenin İİK'nun 277.madde gereğince açılmış tasarrufun iptali davası olarak nitelemesi hatalı olduğu gibi bu nitelemeye göre dava koşullarının
araştırılmamış olması da isabetli bulunmamakla birlikte, davacı lehine boşanma nedeni ile mali haklara hükmedildiği ve bu alacakları için takibe geçildiği, dava konusu satışın davalı ... tarafından alacağın doğumundan sonra borçtan haberdar olan diğer kardeş davalı ...'a yapılmış olması ve satışa rağmen taşınmazda oturmaya devam etmesi olguları birlikte değerlendirildiğinde satışın muvazaalı olduğu sabit olup,
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2014/22057, K. 2017/823, 31 Ocak 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama