KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2014/22624 E., 2017/1840 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Şubat 2017
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
340 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacı vekili ve davalı vekilince istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 21.02.2017 Salı günü davalı taraftan gelen olmadı. Davacı vekili Av. ... geldi. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davacı vekili dinlendikten sonra vaktin darlığından dolayı işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmış olup dosya incelendi, gereği düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili, 31/08/2005 tarihinde davacıların desteği ...'nun kullandığı ve davalı ... sirketince ZMMS poliçesiyle sigortalanan aracın kaza yaptığını ve davacının desteğinin öldüğünü belirterek 6.500,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının temerrüt tarihi olan 30/06/2008'den itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş; bozmadan sonra alınan aktüer raporuna göre davacı vekili, 01.06.2014 tarihli dilekçesi ile maddi tazminat talebini 50.000,00 olarak ıslah etmiştir.
Davalı ... şirketi vekili, ...plakalı aracın 17/11/2004-2005 tarihleri arasında ZMMS poliçesiyle sigortalandığını, teminat limitinin ölen şahıs başına 40.000,00 TL olduğunu davacının desteği ...'nun aynı zamanda aracın sürücüsü olduğunu ve %100 oranında kusurlu olarak aracın devrilmesine sebep olduğunu, bu halin teminat kapsamında kalmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, uyulmasına karar verilen bozma ilamı, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, Davanın kısmen kabulü ile 6.500,00 TL tazminatın 30/06/2008 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine, fazlaya yönelik isteğin zamanaşımına uğraması nedeniyle reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili ile davalı ... şirketi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2014/22624, K. 2017/1840, 23 Şubat 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama