KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2014/23520 E., 2017/5930 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Mayıs 2017
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
578 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmüntemyizen tetkiki taraf vekillerince istenmiş, davacı vekilince de duruşma talep edilmiş olmakla duruşma için tayin edilen 23.05.2017 Salı günü taraflar adına gelen olmadı. Temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan sonra vaktin darlığı nedeniyle dosyanın incelenmesi başka bir güne bırakılmış olup dosya incelendi, gereği düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili, 16/11/2011 günü saat 16:15 sıralarında...un sevk ve idaresindeki müvekkil ...'a ait ... plakalı aracın ... Mahallesi ... Bulvarı ... istikametine gitmekteyken ... plakalı araç ile çarpıştığını, bu çarpışma sonunda aracın kullanılamaz hale geldiğini, 463140211 poliçe numaralı, ... plakalı, ... marka Sport ... model araçta meydana gelen hasarın tazmini için davacı müvekkilin davalı şirket ...ye başvurduğunu, ancak 463140211 poliçe numaralı dosyada, sürücünün alkollü olduğundan red edildiği şeklinde cevap aldığını belirterek 10.000,00 TL maddi zararın kaza tarihinden itibaren reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir. Davacı vekili, 27..02.2014 tarihli dilekçesi ile talebini toplam 174.000,00 TL olarak ıslah etmiştir.
Davalı ... şirketi vekili, davacı tarafın dava dilekçesinde belirttiği ... plakalı aracın müvekkili ... ... A.Ş tarafından 03.11.2011-2012 vadeli 463140211 nolu kasko sigortası poliçesi ile sigortalandığını, davacı tarafın sahibi olduğu ... plakalı aracın 16/11/2011 tarihinde meydana gelen trafik kazasında hasarlanması sebebiyle müvekkili ... ... A.Ş'den tazminat talebinde bulunduğunu, hasardan sonra müvekkil ... ... A.Ş tarafından açılan 463140211-2-1 nolu hasar dosyası için yapılan araştırmalar sonucunda, 16/11/2011
tarihinde meydana gelen trafik kazasında sürücü olduğu iddia edilen...un aslında sürücü olmadığını, sürücünün davacı ... olduğunu ve kendisinin alkollü olması sebebiyle kazadan hemen sonra sürücü değişikliği yapıldığını, davacı tarafın süresinde ihbar mükellefiyetini yerine getirmediğini, hasar dosyası açıldıktan sonra yapılan inceleme ve araştırmalarda 16/11/2011 tarihinde meydana gelen kaza ile ilgili olarak doğru ihbar mükellefiyeti yapılmadığını, hasarının beyan edildiği gibi olmadığının tespit edildiğininden bahisle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, Davanın kısmen kabulü ile, 10.000,00.TL tazminatın davalı ... Anonim Türk ... ... Şirketi A.Ş.'den poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere 20.01.2012 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte tahsili ile davacıya verilmesine, davacı vekilince 27.02.2014 tarihinde harcı yatırılmak suretiyle ıslah edilen 164.000,00.TL'lik kısım bakımından 2918 Sayılı Yasanın 109/ 1. maddesi gereğince iki yıllık zamanaşımı süresi dolduğundan davanın reddine, karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ile davalı ... şirketi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kasko ... sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm; davalı ... şirketi vekilin sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Somut olayda dava kısmen kabul kısmen red edilmiştir. Hükmedilmesi gereken red vekalet ücreti maktu olmayıp tarifeye göre hesaplanacak nıspi vekalet ücretidir.Bu nedenle davacı aleyhine, davalı ... şirketi lehine red edilen miktar ile ilgili olarak 1.500,00 TL maktu vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmayıp bozma sebebi ise de; bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden, hükmün 6100 sayılı HMK.nun geçici 3/2 maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK.nun 438/7 maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2014/23520, K. 2017/5930, 25 Mayıs 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama