KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2014/23900 E., 2017/1461 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Şubat 2017
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
329 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalılar ...., ... ve ... vekilince istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 14.02.2017 Salı günü davacı vekili Av. ... ile davalılar ..., ... ve ... vekili Av. ... geldiler. Diğer davalı tarafından gelen olmadı. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraf vekilleri dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı borçlular, hakkında takip başlatıldığını, borçluların alacağı karşılayacak mal varlıkları olmadığını ve alacaklılarından mal kaçırmak amacıyla dava konusu .... plakalı aracın 28.05.2012 tarihinde, 144 ada 116 parsel 6 nolu bağımsız bölümün 22.09.2011 tarihinde borçlulardan...eğeni davalı ...’ye satıldığını belirterek davalılar arasındaki tasarrufların iptalini talep etmiştir.
Davalı borçlular vekili, müvekkillerinin mal varlıklarını mal kaçırma amacı ile değil bir an önce borçlarının ödenmesi amacı ile satıldığını ve sonuçta borçların bir kısmının ödendiğini belirterek haksız açılan davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... vekili, davanın görülebilmesi için gerekli aciz belgesinin sunulmadığını ve borçluların aciz halinin olmadığını, müvekkilinin üniversiteyi bitirip iş hayatına atılmak istediğinde dedesi ....ediye olarak dava konusu aracı aldığını ve bedelin banka havalesi ödendiğini belirterek davanın reddini istemişlerdir.
../...
- 2 - 2014/23900 2017/1461
Mahkemece, ivazlar arasında fahiş fark bulunduğu, davalı ...’nin borçlu...yeğeni olduğu İİK’nun 278/2 ve 280.maddelerine göre tasarrufun iptali gerektiği ancak dava konusu taşınmaz ve aracı elden çıkarmış olduğundan bedellerinin tahsili gerektiğinden bahisle davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalılar .... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2014/23900, K. 2017/1461, 14 Şubat 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama