KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2014/24370 E., 2017/1997 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Şubat 2017
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
313 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkili banka ile dava dışı şirket arasında yapılan kredi sözleşmelerine davalı ...'ın kefil olduğunu, alacağın tahsili için geçilen icra takiplerinde şirketin ve davalı borçlu Ali'nin borcu karşılayacak mal varlığına rastlanılmadığını ve dava konusu taşınmazdaki hissesini diğer davalı ...'a piyasa değerinin çok altında bir bedelle sattığını, taşınmazda davalı ...'ün babasının ilk hissedar olduğunu, bu nedenle borçlunun durumunu bilecek kişilerden olduğunu belirterek, tasarrufun iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili, görev, zamanaşımı itirazları ile aciz vesikası bulunması gerektiğini, müvekkilinin iyi niyetli olduğunu, taşınmazdaki hisseyi gerçek bedelini ödeyerek satın aldığını, diğer davalı ... ile davacı banka arasındaki kredi ilişkisini bilecek durumda olmadığını, dava konusu tasarrufun yapıldığı tarihte ve sonrasında ...'nin ortağı bulunduğu işyerinin faaliyetlerine devam ettiğini ve kira bedellerini ödediğini, dava dışı şirketin ekonomik açıdan sıkıntıya girdiğine dair emare hissedilmediğini, dolayısıyla davacı tarafın kötüniyet iddiasının asılsız olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Davalı borçlu ..., davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, davalı ...'ün banka hesabından yaptığı ödeme, davalı borçlu ...yi borçtan kurtarma amacını gösterir delil bulunmaması, borçların kat edildiği tarihten iki sene önce taşınmazın satın alınması nedenleriyle davacının davasını ispat edemediği belirtilerek, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı banka vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2014/24370, K. 2017/1997, 27 Şubat 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama