KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2014/24882 E., 2015/2603 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Şubat 2015
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
616 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
Davacı 3.kişi vekili, ... İcra Müdürlüğü'nün 2011/2806 sayılı takip dosyasından 13.10.2011 tarihinde haczedilen kömürün 24.7.2009 tarihli sözleşme ile müvekkiline rehinli olduğunu ileri sürerek haczin kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı alacaklı vekili, haczedilen kömürün borçlunun ambarında, gümrük müdürlüğünün sahasında olup henüz millileştirilmediğini, bu nedenle üzerine rehin konulamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davacı 3.kişi banka ile borçlu arasında rehin sözleşmesi bulunduğu, bu nedenle dava konusu kömür üzerinde davacı 3.kişinin rehin hakkının olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmiş; hüküm, davalı alacaklı vekilince temyiz edilmesi üzerine,
temyiz harcının eksik yatırılmış olması nedeniyle iade edilmiş, mahkemenin 26.9.2014 tarihli 1.ek kararı ile süresinde temyiz harcının tamamlanmadığı gerekçesiyle kararın temyiz edilmemiş sayılmasına karar verilmiş, bu karara alacaklı vekilince itiraz edilmesi üzerine temyiz harcı için çıkartılan muhtıra tebliğinin usulsüz olduğu gerekçesiyle alacaklıya yeniden muhtıra çıkartılarak temyiz harcının tamamlanması üzerine 17.10.2014 tarihli 1.ek karar ile kararın temyiz edilmemiş sayılmasına dair 1.ek kararın ortadan kaldırılmasına karar verilmiş, bu ek karar ise davacı 3.kişi vekilince temyiz edilmiştir.
1-Davacı 3.kişi vekilinin mahkemenin 17.10.2014 tarihli ek kararına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, hükmü temyiz eden davalı alacaklı vekiline, temyiz harcının tamamlanması için tebliğe çıkartılan ve 25.7.2014 tarihinde tebliğ edilen ilk muhtırada temyiz harcının daha az olan mahcuzların değeri üzerinden hesap edilerek belirlenmesi gerekirken daha fazla olan alacak miktarı üzerinden hesaplanarak fazla miktar belirtilmesine ve bu nedenle muhtıranın geçersiz sayılmasına, mahkemece 17.10.2014 tarihli ek karar ile 26.9.2014 tarihli ek kararın ortadan kaldırılmasında bir isabetsizlik olmamasına göre davacı 3.kişi vekilinin temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davalı alacaklı vekilinin hükmün esasına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise;
a)Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı alacaklı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
b)Dava, 3.kişinin İİK'nun 96 vd maddelerine dayalı istihkak davasına ilişkindir. İstihkak davalarına İİK'nun 97/11.maddesi hükmünce genel hükümler dairesinde ve basit yargılama usulüne göre bakılır. Bu nedenle başvurma harcı ve ilam harcı ile avukatlık ücreti, takip konusu alacak ile mahcuz malın değerinden hangisi daha az ise o değer üzerinden hesaplanır.
Mahkemece bu hususlar gözardı edilerek daha az olan mahcuz malın değeri üzerinden hesaplama yapılması gerekirken daha fazla olan alacak değeri üzerinden harç ve vekalet ücretine hükmedilmesi doğru değil bozma nedeni ise de bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden 6100 sayılı HMK'nun geçici 3/2.maddesi yollamasıyla HUMK'nun 438/7.maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2014/24882, K. 2015/2603, 12 Şubat 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama