KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2014/25010 E., 2015/4175 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Mart 2015
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
446 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı tarafa ait aracın, müvekkiline ait aydınlatma direğine çarparak kullanılmaz hale getirdiğini, ... birim fiyatlarına göre 3.038,77 TL tutarında hasar olduğunu, davalı sürücünün olayda kusurlu bulunduğunu belirterek 3.038,77 TL'nın kaza tarihinden işleyecek yasal faiziyle davalılardan tahsilini talep etmiştir.
Davalı ..., orta şeritte seyrederken önüne aniden çıkan araç nedeniyle sola direksiyon kırdığını ve orta refüjdeki direğe çarptığını, direğin yıkılmadığını, iki tane aydınlatma lambasının yere düştüğünü belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... vekili, sigortalının kusuru oranında poliçe limitine kadar gerçek zarardan sorumlu olduklarını, davacının eksik belgelerle müvekkiline müracaat ettiğini, temerrüde düşmediklerin belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ..., ödeme gücünün olmadığını savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 415,75 TL'nın olay tarihinden işleyecek yasal faiziyle davalılardan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde, özellikle oluşa uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının ve maddi tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. Davalı sigorta şirketi, kendisini vekil ile dava ve duruşmalarda temsil ettirmiştir. Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 2013 yılına ait Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 12/2.maddesi hükmüne göre "asıl alacak miktarı (bu ibareden davanın kabul veya reddedilen kısmının anlaşılması gerekir) 3.666,66 TL'ye kadar olan davalarda avukatlık ücreti, tarifenin ikinci kısmının, ikinci bölümünde, icra mahkemelerinde takip edilen davalar için öngörülen maktu ücrettir. (Bu ücret 2013 yılında 440 TL'dır.) Ancak bu ücret asıl alacağı (kabul veya reddedilen kısmı) geçemez."
Somut olayda davanın reddedilen kısmı 2.623,02 TL'sıdır. Bu durumda mahkemece, davalı sigorta şirketi lehine 440,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, yazılı olduğu gibi 660,00 TL vekalet ücretine karar verilmesi doğru değil, bozma sebebi ise; bu yöndeki yanılgının giderilmesi, yarılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden, 6100 sayılı HMK'nın geçici 3.maddesi delaletiyle mülga, 1086 sayılı HUMK'nun 438/7.maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2014/25010, K. 2015/4175, 12 Mart 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama