KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2014/25184 E., 2015/5267 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Nisan 2015
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
1.148 kelime·6 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkiline kasko sigortalı aracın, trafik sinyalizasyon lambalarının çalışmaması sebebiyle karşı yönden gelen ..Müdürlüğüne ait araçla çarpışarak hasarlandığını, davalı belediyenin kusurlu olduğunu, davalı aleyhinde... İcra Müdürlüğünün 2013/17210 Sayılı dosyasında 3.354,00 TL. asıl alacak ve işlemiş faiz toplamı (21.05.2013 ödeme tarihinden 27.11.2013 takip tarihine kadar) 3.511,13 TL. üzerinden icra takibi yapıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu, belirterek davalının itirazının iptali ile takibin devamına ve inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, icra müdürlüğünün ve mahkemenin yetkisiz olduğunu, haksız fiilin işlendiği, zararın meydana geldiği yer ile müvekkilinin yerleşim yerinin İzmir olduğunu, İzmir icra müdürlüğü ile mahkemelerinin yetkili bulunduğunu, kusuru kabul etmediğini, daha önce meydana gelen bir başka kaza sebebiyle sinyalizasyon lambalarının arızalandığını, ekiplerin müdahalesi gerçekleşemeden davaya konu kazanın oluştuğunu, sürücülerin trafik ışıkları ile kontrol edilmeyen kavşağa girerken uymaları gereken kurallara göre hareket etmediklerini, alacağın likit olmadığını, inkar tazminatının şartlarının bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, takibin yapıldığı Ankara icra müdürlüğünün yetkisizliği nedeniyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davalı İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı vekili tarafından, müvekkili lehine vekalet ücreti verilmediğinden bahisle temyiz edilmiştir.
Dava, kasko sigorta sözleşmesine ve halefiyete dayanılarak, itirazın iptali şeklinde açılan rücuen tazminat istemine ilişkindir. Yargı yolu kavramı, bir hukuk sistemine dahil yargı kollarından hangisinde bakılacağını ifade eder. Uyuşmazlığın, hangi yargı kolunda bakılacağı hususu, davanın genel şartlarından olup mahkemece re'sen dikkate alınması gereklidir.
Kamu hizmeti görmekle yükümlü olan belediye, kamu hizmeti sırasında verdiği zararlardan dolayı özel hukuk hükümlerine tabi değildir. Hizmet kusurundan dolayı açılan davaların İYUK'nun 2. maddesi hükmü uyarınca tam yargı davası olarak ikame edilmesi gerekmektedir. Görev kuralları kamu düzenine ilişkin olduğundan, mahkemece kendiliğinden dikkate alınması zorunludur.
Esasen 2918 Sayılı KTK'nun hukuki sorumluluğa ilişkin 85. ve onu izleyen maddelerinde araç işletenin sorumluluğu düzenlenmiş olup idarenin hizmet kusurundan kaynaklanan sorumluluğu bu Yasa kapsamı dışında tutulmuştur.
Somut olayda, davacı vekili, trafik sinyalizasyon lambalarının çalışmaması sebebiyle kazanın meydana geldiğini, davalı belediyenin gerekli bakım ve onarımı yapması sebebiyle kusurlu olduğunu ileri sürerek davalının hizmet kusuruna dayanmıştır. Bu durumda mahkemece, davaya bakma görevi idari Yargıya ait olduğundan, mahkemenin yargı yolu bakımından görevsizliğine ve dava dilekçesinin bu nedenle reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu biçimde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2014/25184, K. 2015/5267, 2 Nisan 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama