KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2014/25417 E., 2015/5594 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Nisan 2015
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
1.189 kelime·6 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkiline trafik sigortalı, davalı adına kayıtlı aracın, dava dışı ehliyetsiz ve alkollü sürücü yönetiminde iken karıştığı kazada 3.kişiye ait aracın hasarlandığını, 6.000 TL poliçe limitinin zarar gören hak sahibine 05.10.2007 tarihinde ödendiğini, sürücünün ehliyetsiz ve alkollü olması halinin teminat dışında kaldığını, davalı aleyhinde ..İcra Müdürlüğünün 2008/7418 sayılı dosyasında icra takibi yapıldığını, İcra Müdürlüğünün davalıya ödeme emri göndermeden, davalının daha önce yetkisine itiraz ettiği ..
10. İcra Müdürlüğünün 2008/6359 sayılı dosyasına verdiği itiraz dilekçesinin kendilerine tebliğ ettiğini, bunun üzerine ..
Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/724 esas sayılı dosyasında itirazın iptali için dava açıldığını, mahkemenin icra dosyasına itiraz olmadığından davanın reddine karar verdiğini, davalıya gönderilen ödeme emrine yine davalının itiraz ettiğini belirterek davalının itirazının iptaline ödeme tarihinden itibaren asıl alacağa yasal faiz yütürülmek suretiyle takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, davanın zamanaşımına uğradığını, kazaya karışan karşı aracın sürücüsünün de kusurlu olduğunu, rücu şartlarının bulunmadığını, davacıya borcu olmadığını belirterek davanın reddine ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, takibin ve alacağın zamanaşımına uğraması nedeniyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir...
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, .. sözleşmesine, .. Genel Şartlarına ve 2918 sayılı KTK'Nun 95.madesine dayanılarak, davacı trafik sigortası şirketi tarafından, davalı sigortalı aleyhine itirazın iptali şeklinde açılan rücuen tazminat istemine ilişkindir.
Somut olayda, davacıya trafik sigortalı, davalı ...'nin işleteni ve sigortalısı olduğu araç, 17.5.2007 tarihinde dava dışı sürücü Serdar Aydeniz yönetiminde iken 3.kişiye ait araca çarparak hasarlanmasına sebebiyet vermiştir. Maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiştir. Davalı aracının sürücüsünün ehliyetinin olmadığı ve 1.45 promil alkollü olduğu belirtilmişitr. Davacı sigortacı, 6.000 TL poliçe limitini zarar gören hak sahibine 05.10.2007 tarihinde ödemiş ve akidi olan sigortalısı aleyhinde (sürücüsünün ehliyetsiz ve davanın 02.06.2011 tarihinde reddine karar verilmiş; bu hüküm temyiz edilmeden kesinleşmiştir.
Daha sonra Mersin 4.İcra Müdürlüğünce düzenlenen 29.09.2011 tarihli ödeme emri 06.10.2011 tarihinde davalı-borçluya tebliğ edilmiş, davalı 12.10.2011 tarihinde takibe itiraz etmiş; zamanaşımı definde bulunmuştur. Davalı-borçlunun itirazı üzerine 09.07.2012 tarihinde işbu dava açılmıştır.
Davalının zamanaşımı defi üzerine, mahkemece davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
2918 sayılı KTK'nın 109/1-4 maddeleri gereğince, motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve herhalde, kaza günüden başlayarak 10 yıl içinde zamanaşımına uğrar.
Motorlu araç kazalarında tazminat yükümlülerinin birbirlerine karşı rücu hakları, kendi yükümlülüklerini tam olarak yerine getirdikleri ve rücu edilecek kimseyi öğredikleri günden başlayarak 2 yılda zamanaşımına uğrar."
TBK'nun 154/2.maddesi hükmüne göre "alacaklı, dava veya defi yoluyla mahkemeye veya hakeme başvurmuşsa, icra takibinde bulunmuşsa ya da iflas masasına başvurmuşsa" zamanaşımı kesilir. Aynı Kanunun 156/1.maddesi hükmü gereğince, "zamanaşamının kesilmesiyle,yeni bir süre işlemeye başlar.".
Somut olayda; davacı ZMSS şirketi 05.10.2007 tarihinde 3.kişinin zararını ödemiş; 2 yıllık zamanaşımı süresi içinde 08.09.2008 tarihinde icra takibi yapmış, 15.10.2008 tarihinde Adana 10. İcra Müdürülüğü dosyasının yetkili Mersin İcra Müdürlüğüne gönderilmesini talep etmiş, 22.10.2008 tarihinde .. İcra Müdürlüğüne tebligat masrafı yatırılmış 29.09.2011 tarihinde ödeme emri düzenlenmiş, 18.12.2008 tarihinde... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/724 esas sayılı dosyasında itirazın iptali davacı açmış, 02.06.2011 tarihinde davanın reddine karar verilmiş; 12.10.2011 tarihinde davalı borçlunun itirazı üzerine 09.07.2012 tarihinde bu dava açılmıştır.
Davacı tarafça yapılan ve yukarıda anlatılan işlemler zamanaşımını kesmiş, 2 yıllık zamanaşımı süresi her işlemden sonra yeniden işlemeye başlamıştır. ..Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/724 esas sayılı dosyasına açılan davada zamanaşımını kesmiştir. İtirazın iptali davası aynı zamanda usulleri farklı olsa da bir eda davasıdır.
Bu durumda mahkemece, davanın zamanaşımı süresi içinde açıldığının kabulü ile davalının zamanaşımı definin reddi ile için esasına girilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçelerle davanın zamanşımı nedeniyle reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2014/25417, K. 2015/5594, 9 Nisan 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama