KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2014/2839 E., 2014/8029 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Mayıs 2014
Karar Metni
856 kelime·4 dk okuma
Davacılar ... ve ... ile davalılar ..., ... ve...A.Ş arasındaki dava hakkında, ... 1. Tüketici Mahkemesinden verilen 06.06.2013 gün ve 2013/12209-2013/12677 sayılı hüküm, Dairemizin 23.09.2013 gün ve 2013/12209-2013/12677 sayılı kararı ile onanmıştır. Davacılar vekili tarafından maddi hatanın düzeltilmesi istemli dilekçe verilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Dava, maddi hasarlı ve yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, Tüketici Mahkemeleri'nin görevli olduğu gerekçesi ile görevsizlik kararı verilmiş; hüküm, davacılar vekilinin temyizi üzerine Dairemizce onanmıştır. Mahkemece, dava dosyası Tüketici mahkemesine gönderilmiş, Tüketici mahkemesince, dava dosyası esas defterine kaydedilerek, yeni esas numarası verilmiştir. Bu aşamada, davacılar vekili tarafından, görev konusundaki maddi hatanın düzeltilmesi istemli dilekçe verilmesi üzerine, Tüketici Mahkemesi'nce bu konuda bir karar verilmek üzere dava dosyası Dairemize gönderilmiştir.
Dava dosyasının yeniden yapılan incelemesi sonucunda; davacılar vekilinin maddi hatanın düzeltilmesi istemli dilekçesinin kabulüne karar verilmesi gerekmiştir.
Şöyle ki; yerel mahkemece, davanın trafik kazasından kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olduğu yönünde nitelendirme yapmış olması ve gerekçesine rağmen, "davaya konu alacağın, 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun 10 ve 10/A maddelerinde düzenlendiği, aynı Yasa'nın 23.maddesinde, bu Kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa Tüketici Mahkemelerinde bakılacağı öngörüldüğünden ve taraflar arasındaki uyuşmazlığın Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kaldığı" biçimindeki gerekçe ile görevsizlik kararı verilmiş olması, açık bir maddi hata niteliğinde olup;
bu maddi hatanın da, gerekçeli kararın bilgisayarla kopyala-yapıştır işlemi yapılarak yazımı sırasında yanlışlıkla dava konusu uyuşmazlıkla ilgisi bulunmayan başka bir karar örneğinden alıntı yapılarak oluştuğu görülmüştür.
Gerekçeli kararın bir bütün olarak değerlendirilmesi sonucunda; yerel mahkeme hakiminin, dava konusu uyuşmazlığının ticari dava niteliğinde olduğu ve buna göre de davaya Ticaret Mahkemelerinde bakılması gerektiği yönünde kanaata vardığı ve bu saikle hareket ettiği ancak, yukarıda açıklanan şekilde yapılan maddi hata sonucu yazılı şekilde görevsizlik kararı verildiği anlaşılmaktadır.
Şu durumda; dava konusu uyuşmazlığın niteliği ve hangi mahkemenin görev alanına girdiği hususunun doğru bir şekilde irdelenmesi ve çözümlenmesi gerekmektedir.
Dava konusu uyuşmazlıkta; dava, 27.05.2013 tarihinde Asliye Hukuk Mahkemesinde açılmıştır. Dava dilekçesinde, davalıların işleteni, sürücüsü ve zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu aracın, davacıya ait araca çarpması sonucunda araçta hasar meydana geldiği, davacının da yaralandığı belirtilerek maddi ve manevi tazminat isteminde bulunulmuştur.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, trafik kazasından kaynaklanmaktadır. Dava dilekçesinde, kazaya neden olan aracın zorunlu mali sorumluluk sigorta şirketine de husumet yöneltilmiş ve davalı olarak gösterilmiştir.
Dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1483/I. maddesinde sigortacıların diğer kanunlardaki hükümler saklı kalmak üzere faaliyet gösterdikleri dalların kapsamında bulunan zorunlu sigortaları yapmaktan kaçınamayacakları belirtilmiş, aynı yasanın 4/I-a maddesinde de, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın, bu kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağı açıkça düzenlenmiştir.
Bu nedenle; davanın, kazaya neden olan aracın zorunlu mali sorumluluk sigortasına karşı açıldığı, zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesinin 6102 sayılı TTK.nunda düzenlendiği, davanın ticari dava niteliğinde olduğu anlaşıldığından bu uyuşmazlığın Ticaret Mahkemesinde görülmesi gerekmektedir.
Açıklanan nedenler karşısında; yerel mahkemenin görevsizlik yönünde verdiği karar, sonucu itibariyle doğru olduğundan, gerekçede kısmen yapılan maddi hata ve hüküm fıkrasında yapılan maddi hatanın düzeltilmesi ve Tüketici Mahkemesince, dava dosyasının esasının yapılan bu inceleme doğrultusunda kapatılması gerekmektedir.
O nedenle; yerel mahkemece, "6102 sayılı Ticaret Kanunun 1483. maddesi gereğince ticari dava niteliğindeki davaya Asliye Ticaret Mahkemesinde bakılması gerektiği" gerekçesi ile görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yapılan açık maddi hata sonucunda Tüketici Mahmekesi'nin görevli olduğundan bahisle davanın reddine karar verilmesi doğru değil ise de netice itibariyle görevsizlik nedeniyle red kararı doğru olup, gerekçenin büyük bir bölümünde yapılan açıklama da "Ticaret Mahkemesi'nin" görevli olduğuna ilişkin olmakla,
maddi hata her zaman düzeltilebileceğinden davacılar vekili tarafından verilen maddi hatanın düzeltilmesi niteliğindeki dilekçesi ve istemi kabul edilmeli, mahkeme kararı sonucu itibariyle doğru olduğundan ve bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden,
gerekçenin ve hüküm fıkrasının aşağıda belirtildiği şekilde değiştirilmesine ve Tüketici Mahkemesince dava dosyasının esasının yapılan inceleme doğrultusunda kapatılarak ilgilisi tarafından tahrik dilekçesi de verilmiş olduğu gözününe alınarak dosya bekletilmeksizin görevli Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine ve yerel mahkeme kararının, 6100 Sayılı HMK.nun geçici 3. maddesinin 2. fıkrası delaletiyle, HUMK.nun 438/7.maddesi uyarınca düzeltilmiş haliyle onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2014/2839, K. 2014/8029, 22 Mayıs 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama