KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2014/4252 E., 2014/8141 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Mayıs 2014
- Mahkemesi
- Tüketici Mahkemesi
Karar Metni
334 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasında... 11. Asliye Hukuk Mahkemesi ve... 2. Tüketici Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR -
Dava, davalı doktorun yanlış tedavi uyguladığı, hatalı ameliyat yaptığı ve davacıya kötü davrandığı iddiasıyla maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Asliye Hukuk Mahkemesi, uyuşmazlığın çözümünde Tüketici mahkemelerinin görevli olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı vermiştir. Tüketici Mahkemesi ise, taraflar arasındahasta –doktor ilşkisi olduğu, 4077 sayılı anlamda bir uyuşmazlığın bulunmadığı ve uyuşmazlığın genel görevli mahkemelerde çözümleneceği gerekçesiyle görevsizlik yönünde hüküm kurmuştur.
Somut olayda davacı, yanlış tedavi ve bel ameliyatı sonucu çeşitli sağlık sorunların yaşadığını ,bu şekilde maddi ve manevi zarara uğradığını belirterek maddi ve manevi tazminat istemiyle eldeki davayı açmıştır. B.K. nun 502. maddesi hükmü uyarınca, diğer iş görme sözleşmeleri hakkındaki yasal düzenlemelere tabi olmayan işlerde, vekalet hükümleri geçerlidir.
Somut olayda olduğu gibi, özel hastane (ve onun tarafından istihdam edilen doktorlar) ile hasta arasındaki uyuşmazlıkların vekalet sözleşmesine ilişkin hukuksal düzenlemelere göre çözülmesi gerektiği konusunda, öğreti ve Yargıtay’ın istikrar kazanmış uygulaması arasında paralellik bulunmaktadır. (Öğreti ve uygulamaya örnek olarak: Prof. Dr. Haluk Tandoğan, Borçlar Hukuku Özel Borç İlişkileri, Cilt: 2,Sevinç Matbaası, Ankara 1977, sayfa: 176
Ve devamı; Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin 4.3.l994 gün ve 1994/8557-2l38 sayılı kararı ve aynı doğrultudaki birçok başka karar.)
Somut olayda, davacı ile davalı arasında vekil-müvekkil ilişkisi mevcut olup, davadaki talepler vekillerin vekalet görevini ifada özen borcuna aykırı davrandıkları iddiasına dayalı bulunmakla, uyuşmazlığa vekalet hükümlerinin uygulanması ve doğal olarak uyuşmazlığın da bu çerçevede değerlendirilmesi gerekir.
Yukarıda açıklandığı üzere, taraflar arasındaki hukuki ilişkinin 4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında değerlendirilmesi mümkün değildir. Tüketici yasası ile güdülen amaç tüketicinin tüketime yönelik satışlarda mal ve hizmetlerdeki ayıplara karşı korunması olduğundan, uyuşmazlığın genel mahkemede görülmesi gerekir. Bu durumda, uyuşmazlığın Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp, çözümlenmesi gerekmektedir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2014/4252, K. 2014/8141, 22 Mayıs 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama