KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2014/4990 E., 2015/10012 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Ekim 2015
- Mahkemesi
- Ankara 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 24/12/2013
- Numarası
- 2013/154-2013/755
Karar Metni
281 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulü kısmen reddine dair verilen hükmün süresi içinde davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili; 12/10/2012 tarihinde davalı tarafa ait araç sürücüsünün kusurlu hareketi nedeniyle meydana gelen kazada davacının eşinin vefat ettiğini, yolcu olarak bulunan müvekkilinin eşinin kusurunun bulunmadığını belirterek 75.000,00TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep etmiştir.
Davalılar vekili; davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davanın kısmen kabulü ile, 25.000,00 TL manevi tazminatın 12/10/2012 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava; destekten yoksun kalma nedeniyle uğranılan manevi zararın tazmini istemine ilişkindir.
BK'nun 74. maddesi uyarınca, ceza mahkemesinin kararı, kusurun takdirinde ve zarar miktarının tayininde hukuk hakimini bağlamamakla birlikte, ceza mahkemesinin tesbit ettiği maddi olaylar ve özellikle, fiilin hukuka aykırılığının tesbiti hukuk hakimini bağlar. Bu durumda, davalı sürücü Ş.. K..'ın sorumluluğu açısından, şerit ihlali yapan araç sürücüsünün hangi taraf olduğu önem taşımaktadır. O halde görülmekte olan ceza davasının sonucu beklenmeli, varılacak sonuca göre hüküm kurulması gerekirken bu husus gözetilmeden karar verilmesi doğru değil, bozma nedenidir.
2-Bozma neden ve şekline göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2014/4990, K. 2015/10012, 1 Ekim 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama