KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2014/6908 E., 2016/10431 K.·-k A R A R-
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Kasım 2016
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
411 kelime·2 dk okuma
Davacı vekili, davacıya ait olup davalı tarafından kasko poliçesi ile sigortalanan aracın, yanarak tam hasarlı hale geldiğini, kasko poliçesi gereği ödenmesi gereken 99.500,00 TL'nin tahsili için başlatılan takibe davalının itiraz ettiğini, itirazın haksız olduğunu belirterek davalının takibe itirazının iptali ile % 20 oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, sigortalı aracın tam hasarlı hale gelmesi halinde davacı tarafından teslimi gerekli belgeler teslim edilmediğinden ödeme yapılamadığını, tazmin borçlarının doğmadığını, davacının sigorta bedeli üzerinden tazminat isteminde bulunamayacağını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre; davanın kısmen kabulüne ve davalının ... 9. İcra Müdürlüğü'nün 2012/13049 sayılı takip dosyasındaki itirazının kısmen iptaline, takibin 73.800,00 TL. asıl alacak üzerinden ve icra takip tarihinden itibaren asıl alacağa yıllık % 16,5 avans faizi uygulanmak suretiyle devamına; alacak likit olmadığından davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, özellikle maddi tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre; davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazları ile davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, kasko sigorta poliçesi gereği, davalının sorumlu olduğu iddia olunan hasar tazminatının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davalı sigortacı ile davacı arasındaki hukuki ilişki, kasko sigorta poliçesine dayandığından, davacı lehine hükmolunan tazminata avans faizi işletilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamaktadır. Ancak; avans faizi,... Bankası tarafından her yıl değişen oranlarda yeniden belirlenmekte olup sabit nitelik taşımamaktadır.
İcra takip tarihinden davacının alacağını tahsil edeceği tarihe kadar geçecek sürede, avans faizi oranlarının değişkenlik göstereceği açık olduğundan; alacağa işletilecek avans faizinin % 16,5 sabit oran şeklinde belirlenmesi doğru değil bozma nedeni ise de; bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden hükmün (6100 sayılı HMK'nun geçici 3. maddesi uyarınca) 1086 sayılı HUMK'nun 438/7. maddesi gereğince düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2014/6908, K. 2016/10431, 14 Kasım 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama