KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2014/8793 E., 2016/3960 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Mart 2016
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
551 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacı ve davalı vekillerince istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 29.03.2016 Salı günü taraflar adına gelen olmadı. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü.
-K A R A R-
Davacılar vekili, müvekkillerinin murisi ...'nun davalıya ZMSS poliçesi ile sigortalı aracı kullanmakta iken gerçekleşen karşılıklı kazada vefat ettiğini ve müvekkillerinin bu suretle murislerinin desteğinden mahrum kaldıklarını ileri sürerek fazlaya ilişin hakları saklı kalmak kaydıyla 15.000 TL destekten yoksun kalma tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsiline verilmesini talep etmiş, 04.10.2013 tarihli ıslah dilekçesi ile tazminat taleplerini 57.500 TL'ye yükselttiklerini bildirmiştir.
Davalı vekili, davacıların murisinin tam kusurlu sürücü olması nedeniyle tazminat talep edemeyeceklerini ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece iddia, savunma ve toplanan delillere göre; davanın kabulü ile 57.500 TL tazminatın, ilk dava edilen 15.000 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle, ıslahla artırılan 42.500 TL'nin ıslah tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine verilmiş; hüküm, davacılar vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde, özellikle oluşa uygun olarak düzenlenen aktüerya bilirkişisi raporunda belirtilen destek tazminatına ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına, ayrıca davacının ölenin salt mirasçısı sıfatıyla değil, destekten yoksun kalan üçüncü kişi sıfatıyla dava açtığına, ölüm nedeniyle doğrudan davacı üzerinde doğan destekten yoksunluk zararının oluşumundaki kusurun davacıya yansıtılamayacağına; dolayısıyla olayda işleten veya sürücü tam kusurlu olsalar bile,
destekten yoksun kalan davacılar da zarar gören üçüncü kişi konumunda bulunduğundan, davalı ... şirketinin sorumlu olacağına (HGK'nun 15.6.2011 gün ve 2011/17-142 Esas-411 , HGK'nun 22.2.2012 gün 2011/17-787 Esas 2012/92 , HGK'nun 16.01.2013 gün, 2012/17-1491 Esas-2013/74 sayılı ilamları uyarınca) göre davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm, davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir. Davalı ... şirketi yükümlü olduğu tüm tazminat bakımından dava tarihinde temerrüde düşmüş olup, hükmedilen tüm tazminata dava tarihinden itibaren faize hükmetmek gerekirken, yazılı olduğu üzere ıslahla artırılan kısmın ayrılarak ıslah tarihinden itibaren faize hükmedilmiş olması doğru olmayıp bozma sebebi ise de; bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden, hükmün 6100 sayılı HMK'nın geçici 3/II. maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK’nın 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına vermek gerekmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2014/8793, K. 2016/3960, 29 Mart 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama