KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2015/10243 E., 2018/5568 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Mayıs 2018
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
527 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yargılaması sonunda, kararda yazılı nedenlerle, asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacılar vekili ve davalı ..., süresi dışında davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Asıl davada, davacı vekili, 19.03.2006 tarihinde, davalının sürücüsü olduğu aracın davacıların sürücü ve yolcusu olduğu araca arkadan çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında, yolcu davacı ...'ın yaralandığını ve sakat kaldığını, taksi şoförü olan Yusuf'un hafif şekilde yaralandığı ve eşinin bakımı nedeniyle işine yeterince zaman ayıramadığından kazanç kaybı bulunduğunu, Elmas için 3.000,00 TL maddi ve 25.000,00 TL manevi, Yusuf için 2.000,00 TL maddi ve 5.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile tahsilini talep etmiş, 17.03.2014 tarihli dilekçe ile Elmas için 50.000,00 TL., Yusuf için 10.000,00 TL. olarak talebini ıslah etmiştir.
Birleşen davada, davacı vekili, Elmas'ın % 52 oranında işgücü kaybı nedeniyle poliçe limiti olan 57.500,00 TL tazminatın temerrüt tarihinden itibaren ticari faiziyle tahsilini talep etmiştir.
Davalı ... ve sigorta şirketi vekilleri, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan delillere göre; asıl davanın kısmen kabulü ile, davacı ... için 50.000,00 TL maddi ve 7.500,00 TL manevi tazminat ile davacı ... için 1.226,50 TL maddi ve 2.000,00 TL manevi tazminatın 19.03.2006 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsili ile adı geçen davacılara verilmesine, birleşen davanın kısmen kabulü ile, 56.260,00 TL.nin 07.04.2006 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalı ... şirketinden tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Temyiz olunan mahkeme kararı davalı ... vekiline usule uygun şekilde 02.04.2015 tarihinde tebliğ edilmesine karşın karar, HUMK'nun 432/1. maddesinde öngörülen 15 günlük temyiz süresi geçirildikten sonra 22.05.2015 tarihinde temyiz edildiğinden HUMK'nun 432. maddesi hükmü uyarınca davalı ... AŞ vekilinin temyiz isteminin süreden reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Hükmü temyiz eden davalı ...'in 13.06.2018 tarihli dilekçesiyle temyiz isteğinden feragat ettiğini bildirdiği anlaşıldığından, temyiz isteminin feragat nedeniyle reddi gerekmiştir.
3-Davacılar vekilinin temyiz itirazları yönünden;
Dava, trafik kazası sebebiyle manevi tazminat istemine ilişkindir. Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli ve tarafların kusur durumu da gözönünde tutularak, (818 sayılı BK'nun 47. maddesi) 6098 sayılı B.K.’nun 56. maddesindeki özel haller dikkate alınarak, hak ve nasafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, M.K'nun 4.maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hak ve nasafete göre hükmedeceği öngörülmüştür.
Davacılardan Yusuf için takdir edilen manevi tazminat miktarı uygun olmakla birlikte, az yukarıda belirtilen hususlar ile olay tarihi, olayın meydana geliş şekli, ekonomik ve sosyal durum, davacı ...'ın araçta yolcu konumunda bulunması ve kusur durumu dikkate alındığında Elmas için takdir olunan manevi tazminatın az olduğu görülmüş ve hakkaniyete uygun bir manevi tazminata hükmedilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2015/10243, K. 2018/5568, 28 Mayıs 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama