KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2015/10314 E., 2016/3288 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Mart 2016
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
414 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili, müvekkili şirkete ait olup davalı şirkete kasko sigortası ile sigortalı olan aracın 19/10/2012 tarihinde kazaya karışarak hasarlandığını belirterek araçta meydana gelen ve bilirkişice tespit edilen 41.747,72 TL hasarın ve tespit masrafları olan 470,80 TL'nin davalıdan tahsiline verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu alacak kalemlerinden aracın onarımına ilişkin 13.850,84 TL'lik kısmı kabul ettiklerini, HMK 312/2 maddesi uyarınca ilk oturum öncesi kabul olunan bu miktar bakımından davanın açılmasına sebebiyet verilmediğinden bu miktara tekabül eden muhakeme giderleri ve vekalet ücretinden müvekkili şirketin sorumlu tutulmamasına verilmesini talep ettiklerini, müvekkili şirketin davaya konu 19/10/2012 tarihli kaza nedeniyle kasko sigortalı araçta oluşan hasarı tazminle mükellef olup sigortalı aracın önceki kaza ve arızaların layıki ile tamir edilmesinden kaynaklı hasarlı tazmin mükellefiyeti bulunmadığını,
davacı taraf kazayı kendisine fırsat oluşturup haksız kazanç peşinde olduğunu bu nedenle kabul ettikleri 13.850,64 TL haricinde kalan taleplerin haksız ve mesnetsiz olduğunu savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, 4.699,00 TL'ye 25/07/2013 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanarak davalıdan alınarak davacıya verilmesine verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir. Dava kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Somut olayda dava dilekçesinde talep edilen miktarın 41.747 TL sinin araç bedeli olduğu, bilirkişi tarafından aracın kaza öncesi ikinci el rayiç değerinin ise 35.275 TL olarak belirlendiği anlaşılmış olup bu durumda aradaki fark miktarı olan 6.472 TL yönünden davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerekmektedir.
Ancak tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 12. maddesi “Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için Tarifenin İkinci Kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir... ” hükmünü içermekte olduğundan davalı lehine, tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 1.500 TL maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde verilmiş olması doğru değil, bozma nedeni ise de;
bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden, hükmün, 6100 sayılı HMK'nın geçici 3/II. maddesi delaletiyle 1086 sayılı HMUK’nın 438/7 maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına vermek gerekmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2015/10314, K. 2016/3288, 15 Mart 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama