KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2015/11250 E., 2018/5502 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Mayıs 2018
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
341 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacılar vekili ile davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacılar vekili; davalıların kusurlu hareketi ile gerçekleşen kazada müvekkillerinin eş/annelerinin öldüğünü açıklayıp 50.000,00'er TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ..., davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... vekili, kazaya neden olan motosikletin müvekkilince diğer davalıya satıldığını, noterden işlemlerin yapılamadığını, müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... vekili, müvekkilin araç maliki olmadığını, araç sürücüsü olan diğer davalı ...'nun da müvekkilinin çalışanı olmadığını, zarardan müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, toplanan delillere göre davanın kısmen kabulü ile 7.000,00'er TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili ile davalı ... vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı ... vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
Davacılar vekilinin temyiz itirazları yönünden yapılan incelemede;
2-Dava, trafik kazası nedeni ile cismani zarara dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de gözönünde tutularak, B.K.’nun 47. maddesindeki özel haller dikkate alınarak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, M.K'nun 4.maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hak ve nesafete göre hükmedeceği öngörülmüştür.
Yukarıda belirtilen hususlar dikkate alındığında, takdir olunan manevi tazminatın “bir miktar az” olduğu görülmüş ve hakkaniyete uygun manevi tazminata hükmedilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2015/11250, K. 2018/5502, 24 Mayıs 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama