KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2015/11632 E., 2018/5682 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Mayıs 2018
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
643 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı ..., davalı ... vekili ile davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili.
12/09/2009 tarihinde askerlik hizmetini yapan davalılardan ...'in sevk ve idaresinde olan, davalılardan araç komutanı ...'ün sorumluluk bölgesini kontrol etmek üzere, davalı idareye ait araçla nizamiye kapısının olduğu yerde geri geri gelerek dönmek için sağa manevra yaptığı sırada müvekkiline çarparak yaralanmasına sebebiyet verdiğini, müvekkilinin dört adet kaburgası, leğen kemiği ve kalça kemiğinin kırıldığını, yüzünde ve kollarında yaralanmalar meydana geldiğini, akciğerlerinde iç kanama olduğunu, acil olarak GATA'ya sevk edildiğini, önce göğüs cerrahi bölümünde yoğun bakımda, yirmi yedi gün ortopedi bölümünde tedavi gördüğünü,
kendi ihtiyaçlarını hiçbir şekilde karşılayamadığını, yatalak kaldığı süre içinde bakıcı tutulduğunu, bu süre içinde muayeneler ve kontroller için İstanbul GATA'ya dört defa araba tutarak gittiğini, bu nedenlerle 5.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 12/09/2009 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, 100.000,00 TL manevi tazminatının kaza tarihi olan 12/09/2009 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili; davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ...; davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davanın kısmen kabulü ile, 4.588,72 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 12/09/2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 5.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 12/09/2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine, dair karar verilmiş; hüküm, davalı ..., davalı ... vekili ile davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı ... vekili ile davalı ... vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, davalı ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
2-Dava Borçlar Kanunu'nun 46. maddesi (6098 sayılı TBK m. 54) ve 47. maddesi (TBK m. 56) gereğince tedavi giderleri nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Borçlar Kanunu'nun 47. maddesi hükmüne göre (6098 sayılı TBK m. 56), hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Manevi tazminat, zarara uğrayanda, manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir.
Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. Takdir edilecek miktarın, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.6.1976 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde de takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir.
Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanır iken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Dosya kapsamından, davacı ...’ın kaza nedeniyle sürekli çalışma gücü kaybının olmadığı, 6 ay geçici çalışma gücü kaybına uğradığı ve olayda %25 oranında kusurlu olduğu anlaşılmaktadır. Bu bakımdan, meydana gelen trafik kazası sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amacıyla tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli, davalıların sorumluluğun niteliği, olay tarihindeki paranın alım gücü dikkate alındığında davacı için hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir miktar daha düşük manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken, somut olayın özelliğine uygun düşmeyen miktarlarda manevi tazminata hükmedilmesi uygun görülmemiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2015/11632, K. 2018/5682, 30 Mayıs 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama