KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2015/11658 E., 2015/12308 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Kasım 2015
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
678 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü
-K A R A R-
Davacı vekili; davalıların işleteni, finansal kiracısı, sürücüsü ve trafik sigortacısı olduğu aracın sürücüsünün kusurlu olarak davacı Bakanlığa tahsisli araca çarparak hasarlanmasına neden olduğunu belirterek, 12.072,30 TL hasar bedelinin kaza tarihinden itibaren yasal faiziyle tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı .... vekili, aracı uzun süreli kira akdi ile davalı ...'ya devrettiğini, kendisine yönelik davanın husumet yönünden reddi gerektiğini;
Davalı ... İnşaat ve Ticaret AŞ. vekili, zamanaşımı süresinin dolduğunu, talebin fahiş olduğunu, kusurlarının bulunmadığını;
Davalı .... vekili, trafik sigortacısı olan müvekkilinin sorumluluğunun poliçe limitiyle sınırlı olduğunu öne sürerek, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, bilirkişi raporu benimsenerek, davanın kısmen kabulü ile, 3.541,34 TL'nin kaza tarihinden itibaren faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiş, hüküm davacı vekili, davalı .... vekili ve davalı ... İnşaat ve Ticaret AŞ. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Hükmüne uyulan, Dairemizin 24.09.2014 tarihli, 2014/15245 Esas, 2014/12483 Karar sayılı bozma ilamında; "... işletenlik sıfatı bulunmadığından davalı .... hakkındaki davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi, davacı tarafça yapılan tespit masraflarının hesaplanarak davanın kabul ve red oranına göre taraflar arasında paylaştırılması" gereğine işaret edilmiştir.
Mahkemece, Yargıtay bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; davalı .... hakkındaki davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine, asıl ve birleşen davaların kısmen kabulü ile 3.541,34 TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... İnşaat ve Ticaret AŞ., .... ve ...'ten müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davalı ... İnşaat ve Ticaret AŞ. vekilinin yerinde görülmeyen tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
Kaza tarihi itibariyle malik tarafından aracın başka bir şirkete uzun süreli olarak kiraya verildiği hususunun davacı tarafça bilinmesi mümkün değildir. Davacı tarafından resmi kayıtlara göre dava açıldığından ve kiralama hususu bilinmediğinden davalı .... yönünden davanın reddi nedeniyle adı geçen davalı lehine vekalet ücreti takdir edilmesi doğru görülmemiştir.
3-Hüküm tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT.’nin 3/2. maddesi, "Müteselsilen sorumlu olanlar aleyhine açılan davanın reddinde, ret sebebi ortak olan davalılar vekili lehine tek, ret sebebi ayrı olan davalılar vekili lehine ise, her ret sebebi için ayrı ayrı avukatlık ücretine hükmolunur" hükmünü içermektedir. Somut olayda, ret sebepleri ortak olan davalı .... ve davalı ... İnşaat ve Ticaret AŞ. yararına, reddedilen maddi tazminat yönünden tek vekalet ücretine karar verilmesi gerekirken, ayrı ayrı hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
4-Ayrıca, asıl ve birleşen davaların kısmen kabulüne ve davalılardan müteselsilen tahsile karar verildiği halde birleşen dosyada yargılama masrafı yapılmadığı gerekçesiyle davalı ... İnşaat ve Ticaret AŞ.'nin yargılama giderinden sorumlu tutulmaması da isabetli olmamıştır.
Davacı vekilinin temyiz konusu yaptığı tüm bu hususlar doğru değil, bozma nedeni ise de, bu konulardaki yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden 6100 sayılı HMK.'nun geçici 3. maddesi delaletiyle mülga 1086 sayılı HUMK'nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2015/11658, K. 2015/12308, 17 Kasım 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama