KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2015/11792 E., 2018/5886 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Haziran 2018
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
584 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacılar vekili; 12.07.2010 günü müvekkillerinin murisi ...'ın yolcu olarak bulunduğu araca, davalı ... Uluslararası Nakliyat Şirketine ait davalı ...'ın sevk ve idaresindeki çekici ve bu çekiciye bağlı römorkun arkadan çarpması sonucu murisin vefat ettiğini, murisin yanarak vefat etmesi sebebi ile bu olayın eşi ve çocuklarına elem ve ızdırap verdiğini, müvekkili ...'in, hayat arkadaşının acı çekerek ve yanarak, yıkanacak bir cenazesi olmadan bu dünyadan gitmesi sebebi ile duyduğu acının tarif edilemeyeceğini belirterek eş ... için 100.000,00 TL, kızı ..., ... ve oğlu ... için ayrı ayrı 50.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen davada davacılar vekili; söz konusu kaza nedeni ile müvekkillerinin, muris ...'in desteğinden yoksun kaldıklarını belirterek eş ... için 5.000,00 TL, çocukları ..., ... ve ... için ayrı ayrı 2.000,00'er TL destekten yoksun kalma tazminatının olay tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili; meydana gelen trafik kazasında müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, ayrıca istenen miktarın da fahiş olduğunu, müvekkilinin tır şoförlüğü yaparak hayatını kazandığını ve talep edilen tazminatı ödeyecek gücü bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Uluslararası Nak. Otomotiv San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili; kazanın oluşunda müvekkili şirketin herhangi bir kusurunun bulunmadığını, zaten müvekkilinin adam çalıştıran ve ruhsat sahibi olması sebebi ile davalı olduğunu, meydana gelen kaza sebebi ile müvekkilinin de mağdur olduğunu, kusur oranlarının tespitinin gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen davada davalı ...Ş. vekili; ... plakalı çekicinin şirketlerinde sigortalı olduğunu ve kişi başına sakatlık ve ölüm teminatının 175.000,00 TL ile sınırlı olduğunu, şirket sigortalısının kazanın meydana gelmesinde kusuru bulunduğunun ispatlanması gerektiğini, istenen tazminat miktarlarının da makul olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, 16.10.2012 tarihinde verilen karar Daire’nin 01.10.2013 gün ve 2013/7335 esas-13168 karar sayılı ilamı ile bozulmuş, bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde, asıl davada, davanın kısmen kabulü ile, davacı ... için 35.000,00 TL, davacı ... için 25.000,00 TL, davacı ... için 25.000,00 TL, davacı ... için 25.000,00 TL manevi tazminatın haksız fiil tarihi olan 12.07.2010 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılar ...
Uluslararası Nakliyat Otomotiv San.Tic.Ltd.Şti. ile ...'tan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine, birleşen davanın kabulü ile, davacı ... için 485.453,46 TL, davacı ... için 32.331,49 TL, davacı ... için 100.070,47 TL, davacı ... için 163.303,64 TL destekten yoksun kalma tazminatının, davalılar ... ve ... Uluslararası Nakliyat Otomotiv San.
Tic.Ltd.Şti bakımından haksız fiil tarihi olan 12.07.2010 tarihinden, davalı ...Ş. bakımından dava
tarihi olan 10.08.2010 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılar ... Uluslararası Nakliyat Otomotiv San. Tic. Ltd. Şti., ... ve Yapı Kredi Sigorta A.Ş. 'den (sigorta şirketi sigorta limiti ile sınırlı olmak kaydı ile) müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara ödenmesine, karar verilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2015/11792, K. 2018/5886, 6 Haziran 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama