KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2015/11844 E., 2018/5876 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Haziran 2018
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
377 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
- KARAR -
Davacı vekili, davalının maliki olduğu minibüste yolcu olan müvekkilinin ineceği sırada inişini beklemeden hareket eden minibüsten düşmesi sonucu daimi malul kaldığını, elem çektiğini beyanla, 50.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren avans faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kısmen kabulü ile; 9.000,00 TL manevi tazminatın 06/01/2013 kaza tarihinden itibaren değişen oranlarla işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir.
Borçlar Kanunu’nun 47. maddesi (Mülga TBK. md. 56) hükmüne göre hakimin özel halleri göz önüne alarak manevi tazminat adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği para tutarının adalete uygun olması gerekir. Tazminatın amacı zarara uğrayanda bir huzur duygusu doğurmaktır.
Somut olayda davacı maluliyeti nedeniyle 50.000,00 TL manevi tazminat talep etmiş, mahkemece 9.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmiştir. Davacı davaya konu trafik kazası sonucu el bileğinden %20,2 oranında daimi malul kalmıştır. Davacının yaralanmasının niteliği, kusursuz oluşu, kaza tarihi (6.1.2013), duyulan acı gibi nedenler dikkate alındığında, davacı için hükmedilen manevi tazminat miktarı, duyulan acıyı, çekilen sıkıntıyı hafifletebilecek düzeyde değildir. Hükmedilen manevi tazminat bir miktar az olup, daha üst düzeyde manevi tazminat takdiri için hükmün bozulması gerekmiştir.
3-Bozma neden ve şekline göre davacı vekilinin yargılama giderine ilişkin sair temyizi itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2015/11844, K. 2018/5876, 5 Haziran 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama