KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2015/12040 E., 2015/10846 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Ekim 2015
- Mahkemesi
- Babaeski Asliye Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 19/01/2015
- Numarası
- 2014/339-2015/23
Karar Metni
285 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın zamanaşımı nedeniyle reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
- KARAR -
Davacı vekili, davacının, davalıya ait aracın trafik sigorta poliçesini düzenleyen şirket olduğunu, davalının aracının, dava dışı şahsa ait araçla kazası sonucu, dava dışı şahsa ait araç hasar bedelini aracın kasko şirketine ödediğini, davalıya ait aracın alkollü olarak kullanıldığını belirterek, ödenen bedelin icra yolu ile rücuen talep edilmek üzere düzenlenen takibin, davalının itirazı üzerine durduğunu belirterek icra takibine yönelik haksız ve dayanaksız itirazlarının iptali ile icra takibinin devamına, takibe kötü niyetli olarak itiraz eden davalının alacağının %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davanın zamanaşımından reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, Trafik sigorta poliçesinden kaynaklanan maddi tazminatın rücuen tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptaline ilişkindir. Davacı, davalıya ait aracın trafik sigorta şirketidir.
Davanın, davacı trafik sigorta şirketinin sigortalısına karşı açtığı rücuen tazminat davası olması ve davanın 6502 sayılı Tüketici Yasasının yürürlüğe girdiği 28.05.2014 tarihinden sonra 11.07.2004 tarihinde açılmış olmasına göre mahkemece tüketici mahkemesinin görevli olduğu belirtilerek, Tüketici Mahkemesi sıfatıyla yargılama yapılarak karar verilmesi gerekirken Asliye Hukuk Mahkemesi sıfatıyla davanın esasına girilerek karar verilmesi doğru görülmemiştir.
3)Bozma neden ve şekline göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2015/12040, K. 2015/10846, 19 Ekim 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama