KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2015/12068 E., 2018/1201 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Şubat 2018
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
323 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı borçlu ... hakkında takip başlatıldığını, takibin semeresiz kaldığını, alacaklıdan mal kaçırma amacı ile dava konusu taşınmazını 21.01.2009 tarihinde davalı ...'e onunda 16.11.2011 tarihinde davalı ...'a onunda 22.04.2013 tarihinde davalı ...'ya sattığını belirterek,
bu tasarrufların iptaline karar verilmesini talep etmiştir.Davalılar ..., ... ve ... vekilleri ayrı ayrı verdikleri cevap dilekçelerinde, haksız açılan davanın reddi gerektiğini savunmuşlardır.Davalı ..., duruşmalara katılmamış ve cevap dilekçesi sunmamıştır.Mahkemece, davanın görülebilmesi için gerekli aciz belgesinin sunulmadığı ve borçlunun aciz hali ispatlanmadığından bahisle davasının reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.Dava İİK'nun 277 ve devamı maddelerine dayalı olarak açılan tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillere hükmün dayandığı gerektirici sebeplere ve borçlu hakkındaki aynı borcun teminatı için verilen ipoteğin henüz paraya çevirilmediği davacı alacaklının dava dayanağı takip dosyalarından borçlu adresinde yapılmış bir haczi olmamasına ve bu hali ile davanın görülebilmesi için gerekli olan borçlunun aciz halinin gerçekleşmiş bulunmamasına göre davacı alacaklının aşağıda yazılı bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, borçlunun aciz hali olmaması yani dava koşulu yokluğundan red edildiğine göre Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 7 /2 maddesi gereğince davalı Hakan lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile nisbi vekalet ücreti takdir edilmesi usul ve yasaya aykırıdır.Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirir nitelikte görülmediğinden,
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2015/12068, K. 2018/1201, 21 Şubat 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama