KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2015/1234 E., 2017/4787 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Nisan 2017
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
425 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı yargı yolunun caiz olmaması nedeniyle davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili; müvekkili şirkete kasko ... poliçesi ile sigortalı olan Demirbaşoğlu şirketine ait ... plaka sayılı kamyonun,... plaka sayılı römorkun çarpmasıyla maddi hasarlı ve yaralamalı trafik kazasında şirketin sigortalısı olan araç şoförünün kusurunun bulunmadığını, davalı kurumun yolun bakımını gerektiği gibi sağlamadığndan dolayı trafik kazasında asli kusurlu olduğunu, ekspertiz tarafından hesaplanan 58.130,00 TL hasar bedelinin müvekkili şirket tarafından sigortalılarına 22/11/2011 tarihinde ödendiğini belirterek, fazlaya dair talep hakları saklı kalmak üzere ödeme tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia ve toplanan delillere göre; yargı yolunun caiz olmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
2-Dava; davalı idarenin hizmet kusuru nedeniyle uğranılan zararın rücuen tahsili istemine ilişkindir.
Karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT 7/1 maddesi gereğince; Görevsizlik veya yetkisizlik nedeniyle dava dilekçesinin reddine, davanın nakline veya davanın açılmamış sayılmasına ön inceleme tutanağı imzalanıncaya kadar karar verilmesi durumunda Tarifede yazılı ücretin yarısına, ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra karar verilmesi durumunda tamamına hükmolunur. Şu kadar ki, davanın görüldüğü mahkemeye göre hükmolunacak avukatlık ücreti, ikinci kısmın ikinci bölümünde yazılı miktarları geçemez.
Somut olayda; mahkemece, ön inceleme tutanağı imzalanmadan önce tensiple yargı yolunun caiz olmadığına karar verilmiş ise de, dava dilekçesi davalı tarafa tebliğ edilmeden ve davalı tarafın vekaletname sunmasına engel olacak şekilde karar verilmiştir. Kaldı ki 02.11.2011 tarihli 659 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 6/5 maddesi uyarınca listede yazılı kişiler vekaletname ibrazına gerek olmaksızın her türlü dava ve ... işlemlerini takip edebilmektedir.
Bu nedenle davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm verilmesi doğru değil bozmayı gerektirmekte ise de; bu yöndeki yanılgının giderilmesi de yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte bulunmadığından 6100 sayılı HMK.nın geçici 3/2 maddesi delaletiyle mülga 1086 sayılı HUMK.nın 438/7 maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2015/1234, K. 2017/4787, 27 Nisan 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama