KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2015/12557 E., 2016/186 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Ocak 2016
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
400 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili ve vekalet ücreti yönünden davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkilinin davalı ...'den boşandığını, anacak davalı ... tarafından muvazaalı olarak davalı ... hakkında takip yapıldığını ve taşınmazların haczedildiğini,muvazaalı takibin iptalini istemiştir.
Davalı ... vekili, müvekkilinin icra takibine 2003 yılında başladığını, davacının eşinden 2005 yılında boşandığından haksız açılan davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Davalı ..., duruşmalara katılmamış ve cevap dilekçesi sunmamıştır.
Mahkemece, davanın BK'nun 18.maddesine dayalı olarak açılan muvazaa sebebi ile icra takibinin iptali istemine ilişkin olduğu, davalılar arasındaki borç ilişkisinin ve takibin 2003 yılında başladığı, boşanma davasının ise 2005 yılında açılmış ve 2009 yılında kesinleştiği, davalılar arasındaki alacak ve borç ilişkisinin bundan önce doğduğundan ve muvazaa olgusunun somut delillerle ispatlanmadığından bahisle davanın reddine karar verilmiş hüküm davacı vekili ve vekalet ücreti yönünden davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, Borçlar Kanunu'nun 19. maddesinde düzenlenen dava konusu işlemin danışıklı (muvazaalı) yapıldığı iddiasına dayalı tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
Dosya içerisinde mevcut olan ve muvazaalı olduğu ileri sürülen .... İcra Müdürlüğünün 2003/10848 sayılı takip dosyasının incelenmesinden takibin 29.12.2003 tarihinde, 5 parça taşınmaz satış bedelinin ödenmesinden kaynaklandığı, borçlunun aynı gün icra müdürlüğüne gelerek takibi kesinleştirip, sürelerden feragat ettiği ve taşınmazların haczine muvafakat ettiği anlaşılmıştır. Taşınmaz haczinin dışında borçlunun ev veya işyerine haciz yapılmamış 09.05.2011 tarihinden sonra hiçbir işlemin yapılmadığı, sadece bu dosyadan konulan tedbirin kalkıp kalkmadığı takip edilir hale geldiği görülmüştür.Celp edilen boşanma dosyasından ise davacı ve davalı eşinin 1998 yılından itibaren geçinemedikleri davacının müteaddit defalar evi terk ettiği sabittir.
Tüm maddi ve hukuki olgular birlikte değerlendirildiğinde, davalı ...'in uzun süredir geçimsiz olduğu eşinden, ayrılma ihtimaline binaen davalı ... ile anlaşmalı olarak, bedeli ödenmeden tapusu alınan taşınmaz satışından kaynaklanan alacak gibi yaşam deneyimlerine uygun olmayan bir alacak ilişkisi yaratılarak ve belirtilen şekilde muvazaalı olduğu açık olan icra dosyası ile takip yapıldığı sabittir. Boşanma davası takipten sonra açılmış ise de, boşanmaya neden olan sebeplerin takip tarihinden öncesinde mevcut olduğu boşanma dosyası içeriğinden anlaşıldığından, davacının davasının kabulüne karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2015/12557, K. 2016/186, 12 Ocak 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama