KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2015/12660 E., 2018/92 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Ocak 2018
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
382 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki 6183 sayılı Yasa'ya dayalı menfi tesbit davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı, dava dışı kamu borçlusu Berat Sıhhi Tesisat ...Ltd.Şti. hakkında 6183 sayılı Yasa'ya göre takip yapıldığını ve anılan yasanın 79.maddesi gereğince haciz ihbarnamesi gönderildiğini, ancak süresinde itiraz edilemediğini, kamu borçlusuna bir borcu olmadığından 6183 sayılı Yasa'nın 79. maddesi gereğince borçlu olmadıklarının tesbitine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı idare vekili, davacının haciz ihbarnamesine süresinde itiraz etmediğinden alacağın zimmetinde sayıldığını, haksız açılan davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delil ve alınan bilirkişi raporuna göre, kamu borçlusu Berat Sıhhi Tesisat ...Ltd.Şti'nin davacıya 30.09.2013 tarihinde 60.839,79 TL mal sattığı, davacının 10.12.2013 tarihli haciz ihbarnamesinden önce veya sonrasında mal bedelini ödediğine ilişkin kaydın bulunmadığından bahisle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava 6183 sayılı Yasa'nın 79/4.maddesine dayalı olarak açılan tasarrufun iptali davasına ilişkindir.
Anılan yasa maddesinde "Herhangi bir nedenle itiraz süresinin geçirilmesi halinde üçüncü şahıs, haciz bildirisinin tebliğinden itibaren bir yıl içinde genel mahkemelerde menfi tespit davası açmak ve haciz bildirisinin tebliğ edildiği tarih itibarıyla amme borçlusuna borçlu olmadığını veya malın elinde bulunmadığını ispat etmek zorundadır şeklinde ifade edildiği üzere, haciz ihbarnamesine 7 günlük sürede itiraz etmeyen üçüncü kişilerin 1 yıl içinde genel mahkemelerde menfi tesbit davası açma hakkı bulunmaktadır." belirtilmiştir.
Maddenin uygulanması için ön koşul haciz ihbarnamesinin üçüncü kişiye usule uygun olarak tebliğ edilmiş olması gerekir. Tebligat Kanunun 39.maddesine göre ise "Bu kanun hükümlerine göre kendilerine tebliğ yapılması caiz olan kimselerin o davada hasım olarak alakaları varsa muhatap namına kendilerine tebliğ yapılamaz."hükmünü içirmektedir.
Somut olayda, davalı idarenin haciz ihbarnamesi 10.12.2013 tarihinde .... tebliğ edilmiştir..... davacı üçüncü kişinin babası olmakla birlikte aynı zamanda borçlu şirketin temsilci ve ortağıdır.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2015/12660, K. 2018/92, 16 Ocak 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama