KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2015/12732 E., 2018/6460 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Haziran 2018
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
438 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki cismani zarar nedeniyle manevi tazminat davası üzerine yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen hüküm davacı vekili, davalılar ..., ..., ..., ... vekili ve davalı ... vekili tarafından süresi içinde temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, 12.05.2013 tarihinde davacının aracı ile seyir halinde iken davalıların murisi ...'ın işleteni olduğu diğer davalı ...'in sürücüsü olduğu aracın tam kusurlu şekilde davacının yoluna girmesi ile gözünden kafasından ve sağ dizinden ağır yaralandığını,kafa derisinin zarar gördüğünü, yüzünde ve kafasında sabit iz kaldığını, üç aya yakın tedavi gördüğünü beyanla 50.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birilikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak müvekkiline verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, davanın reddini savunmuştur.
Davalılar ...,...,...,... vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan delillere göre; 4.500,00 TL manevi tazminatın haksız fiil tarihi 12.05.2013'ten itibaren işleyecek yasal faizi ile birilikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; hüküm davacı vekili, davalılar ..., ..., ..., ... vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde özellikle uzman bilirkişi raporunda
belirtilen kusur oranının hükme esas alınmasında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar ..., ..., ..., ... vekili ve davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir.
Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli ve tarafların kusur durumu da gözönünde tutularak, (818 sayılı BK'nın 47. maddesi) 6098 sayılı B.K.’nun 56. maddesindeki özel haller dikkate alınarak, hak ve nasafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, M.K'nın 4.maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hak ve nesafete göre hükmedeceği öngörülmüştür.
Belirtilen hususlar dikkate alındığında, hükmedilen manevi tazminat bir miktar az olup, daha üst düzeyde manevi tazminat takdiri için hükmün bozulması gerekmiştir.
3-Bozma neden ve şekline göre davacı vekilinin vekalet ücretine ilişkin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2015/12732, K. 2018/6460, 27 Haziran 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama